​​​​​​​Ehmed El Durzi: Jeffrey Türkiye’yi aklamak istiyor

Reportaj Summay

​​​​​​​Ehmed El Durzi: Jeffrey Türkiye’yi aklamak istiyor
6 OCAK 2022   00:43

Ehmed El Durzi, Jeffrey’in açıklamalarının ABD yönetiminin siyasetini temsil ettiğini söyleyerek, uluslararası kamuoyunun, Türkiye’yi yargılama konusunda ciddi olmadığını belirtti.

ABD Suriye eski Temsilcisi James Jeffrey geçtiğimiz günlerde, Serêkaniyê işgali sırasında suç işleyen çetelerin yargılandığını açıkladı. James Jeffrey’in açıklamalarını, ABD’nin günah çıkarması olarak değerlendiren Araştırmacı Yazar Ehmed El Durzi, “Bu açıklama ABD'nin, Suriye muhalefeti adına Kuzey Suriye'nin tamamını, Türk işgali altında tutma projesine işaret ediyor”  uyarısında bulundu.

Sizler için konuya dair El Durzi ile konuştuk. El Durzi’nin sorularımıza yanıtları şöyle:

*2018'de Efrîn, 2019'da Serêkaniyê ve Girê Spî'nin işgal edilmesinden bu yana Türk devleti çeteleri aracılığıyla halka karşı savaş suçları işliyor. ABD'nin Donald Trump dönemindeki Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, bu suçları itiraf etti. Bu ne anlama geliyor?

Eski ABD yönetimi temsilcisinin Donald Trump sürecindeki Suriye dosyasına ilişkin açıklamalarının genel olarak ABD yönetimini ve Batı Asya'daki politikalarını temsil ettiğini, James Jeffrey'in şahsını temsil etmediğini belirtmek isterim.

Jeffrey Türkiye’ye yakın duruyor, Suriye muhalefetinin kalelerinden biri olarak nitelendirdiği İdlib'in ve Türk işgali altında olan diğer bölgelerin yıkılmasına izin vermiyor. James Jeffrey, Türkiye'nin desteklediği örgütlerin katliamları ve suçlarıyla ilgili açıklamalarda bulunarak, ABD ve Türkiye’yi bu suçlardan beraat ettirmek istiyor. Önümüzdeki aşamada kontrol edilemedikleri için bu grupları suçlayacak.

Bu açıklama, ABD'nin Suriye muhalefeti adına kuzey Suriye'nin tamamını, Türk işgali altında tutma projesine işaret ediyor.

*Jeffrey, çetelerin savaş suçu işlediğini söyleyerek Türkiye'nin imajını düzeltmek istedi. Türkiye destekli gruplar, Türk ordusunun emirleri olmadan bir şey yapabilir mi? Jeffrey neden Türkiye'nin imajını düzeltmek istiyor?

Türkiye'nin desteklediği, Türk istihbaratı ve ordusu tarafından kontrol edilen grupların, Türkiye’nin emri olmadan hareket edemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Türkiye de ABD'nin sessizliği olmadan kuzey bölgelerinde siyaset yürütemiyor. Efrîn işgal edildiğinde ABD yönetimi sesini çıkarmadı. Efrîn Rus-Amerikan işbirliğiyle işgal edildi.

*Uzun yıllar ABD'nin Türkiye büyükelçisi olarak görev yapmış olan James Jeffrey, ABD'nin Kuzey ve Doğu Suriye'den çekilmesinde, bölgenin işgalinin önünün açılmasında ve halka yönelik katliamların yapılmasında kilit rol oynamıştır. Peki Jeffrey bu suçların sorumluluğunu üstlenmiyor mu?

James Jeffrey'in bunları yapabileceğini düşünemeyiz çünkü esasen Suriye dosyasını yönetmekle görevlendirilmiş bir Amerikan yönetimi yetkilisidir. Jeffrey, yönetim perspektiflerini uygular. Sonuç olarak, kendi çıkarları doğrultusunda ve dikkatli bir şekilde politikalarını yürüten, kurum ve araştırma merkezi sahibi büyük bir devletin tüm sorumluluklarını bir kişiye yüklememiz yanlıştır. Bu yüzden onu sorumlu tutmamalıyız.

Asıl suçlu, çıkarlarını diğer taraflarla değil Türkiye ile görmüş olan ABD'nin derin devlet grubudur.

*Suriye'nin Türkiye tarafından işgal edilen bölgelerindeki suçlar, uluslararası güçler ve uluslararası toplumun gözü önünde işleniyor. Özellikle bu suçlar Eylül 2021 Birleşmiş Milletler raporunda belgelenmişken neden sessiz kalınıyor?

Türkiye'nin işgali altında olan bölgelerde işlenen suçlarla ilgili olarak, uluslararası toplum, çıkarları söz konusu olduğunda insan hakları, suçlar ve cezalarla ilgili konulara kulak vermez. İlk endişeleri, Avrupa Birliği ya da ABD olsun genel olarak batılı devletlerin, yüksek stratejisidir.

Bu ülkelerde izlenen politikalar, insan hakları sorunları, özgürlük ve demokrasinin savunulması, ihtiyaç duyulursa Amerika ve batının çıkarlarına hizmet için kullanılıyor, ancak bu suçlar çıkarlarına uymadığında sessizlik kaderleri oluyor.

Batılıların temel kutlu kaygısı, dünya karar alma merkezi üzerindeki hegemonyasını korumaya, dünyanın geniş alanlarını yağmalamaya ve dünya ekonomisini daha geniş bir şekilde kontrol etmeye devam etmektir.

*Uluslararası toplumun sessizliği, Türkiye'ye suçlarına devam etmesi ve ondan hesap sorulmayacağına dair bir mesaj mı?

Türkiye ile suçlarını sürdürmeye yönelik bir anlaşma yok ancak Türkiye'nin bu politikaları sürdürmesi için batı ve ABD tarafından bir örtbas var. Çünkü Türkiye batı sisteminin en yüksek çıkarlarını gözetebilir. Bundan dolayı batılılar, yaşadıkları uluslararası anlaşmazlıklarda, Ankara'nın politikalarını değil, kendi çizdikleri politikaları örgütlemek için Türkiye ile ittifak kurmaları gerektiğini görüyor.

*Uluslararası toplum, Türkiye'ye Suriye, Karabağ, Libya ve dünyanın diğer bölgelerinde işlediği suçları sorması konusunda ne kadar ciddi?

Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta Başika ile Şengal, Kafkas bölgesi, Libya ve diğer yerlere ulaşmak için yaptıkları batının çıkarlarıyla uyumludur. Bu nedenle, uluslararası toplumun Türkiye'yi sorumlu tutmasında gerçek bir ciddiyet yoktur. İşlediği suçlardan dolayı Türkiye'ye hesap sorulacağına inanmıyorum. Tek bir durumda hesap sorulur o da Rusya ve Çin’in projelerinde devam ederse batının tüm projelerinden uzaklaştırılmasından sonra olur.

İnanıyorum ki eğer böyle olmazsa Türkiye, 1’inci Dünya Savaşı'ndan sonra çöken emperyal projesini yeniden hayata geçirerek eylemlerini genişletmek için ülkeler arasındaki çatışma politikaları arasında oynayacaktır.

*Oluşturulan yasalara uygun, ahlaki ve insani yükümlülüklerini yerine getirmesi için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumdan ne isteniyor?

Sadece Türkiye'nin suçlarında değil, Filistin, Lübnan ve Yemen'deki suçlarda, buna sessiz kalınan tüm suçlarda Birleşmiş Milletler'den çok şey isteniyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Filistin'de uygulanmayan ve işgal eden 242 sayılı kararı 1967'de kabul etti. Bu, işgalci Türkiye tarafından Kıbrıs'ın bölünme durumu için de geçerlidir. Güvenlik Konseyi'nde, ülkelerin çıkarları halkların çıkarlarından daha yüksek olduğu için uygulanmayan onlarca yasa var. Dolayısıyla Suriyeliler olarak, işgalci Türkiye'den hesap sormak için yalnızca kendimize güvenmemiz gerektiğine inanıyorum.

(mt)

ANHA