​​​​​​​Ehmed Şêxo: Türk devletinin maskesi düştü

Reportaj Summay

​​​​​​​Ehmed Şêxo: Türk devletinin maskesi düştü
1 Nov 2021   00:43

Ehmed Şêxo, NATO’da aktif bir güç olan Türk devletinin DAİŞ’in intikam aldığını, Kürtlere ve bölge halkına karşı hukuksuz bir savaş yürüttüğünü belirterek maskesinin düştüğünü ve insanlığın büyük tehlikede olduğunu kaydetti.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Yürütme Komitesi Üyesi Ehmed Şêxo, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’ne ilişkin ANHA'ya konuştu.

Ehmed Şêxo, Türk devletinin tehdidine karşı mevcut süreçte dünya birliğine ihtiyaç olduğunu ve bu birliğin eski özgürlük taraftarı olanların 2014 yılında Kobanê'ye gelip DAİŞ çetelerine karşı savaştığı ile aynı olması gerektiğini belirtti.

Röportaj şu şekilde:

*Kobanê direnişi, dünyanın tüm dikkatini üstüne çekti. Öte yandan özgürlük uğruna mücadale eden ve özgürlüğe adanmış kişilerin duygularını harekete geçirerek, dünya genelinde 90 devlette halk sokaklara akın etti, Kobanê direnişinin yanında olduklarını haykırdı. Kobanê direnişinin bu denli yankı yapmasının nedeni nedir?

DAİŞ çeteleri hızla dağıldı, direniş gösterilmeden geniş alanları kontrol altına aldı. Bu hız dünyayı hayretler içinde bıraktı. DAİŞ’in yayılması bölgeyi belirsiz bir kaderle karşı karşıya bıraktı. DAİŞ tehdidi, ayrım gözetmeksizin tüm dünya ülkeleri için bir tehdit oluşturuyordu.

Uluslararası toplum, Kürtlerin silahlanıp Kobanê'de DAİŞ'e karşı çıkmasıyla şok oldu. Bu önemli bir noktaydı. Birbiri ardından düşen noktaların Kobanê’de yaşanmaması ise hayretle karşılandı. Bu direniş, dünya halklarını ve Uluslararası Koalisyon'u Kobanê'ye desteklerini sunmaya zorladı.

*Bölge, Türk devleti tarafından daha büyük bir tehdit veya tehditle karşı karşıya. Kobanê direnişine sunulan destek ardından DAİŞ'e destek verenlerin Serêkaniyê, Efrîn ve Girê Spî'de işlediği suçlar bağlamında Kürtlere ve bölge halkına yönelik tehditleri durdurmak için uluslararası toplumun attığı adımlar yeterli midir?

DAİŞ çetelerinin İslam'a çağrı yapan bir grup olduğunu varsaymak yanlıştır. Günümüze kadar Türkiye, Türk projesi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun dirilişini gerçekleştirme hayalini gerçekleştirmesi için bir araçtır. DAİŞ’i hayallerini gerçekleştirmek için bir araç olarak kullandı. Tabi sadece Türk devleti değil, gizlice DAİŞ’i destekleyen başka devletler de var.

Hatırlayalım; Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde DAİŞ hücrelerine yönelik operasyonlara izin verildi. İnsanlar DAİŞ hakkında konuştuğunda, bizde Türk devletinden bahsediyoruz. Her yerde terör estiriyorlar. Ne yazık ki uluslararası toplum sadece DAİŞ’e karşı yaptırım uyguluyor. Fakat DAİŞ ve Türkiye arasında bir fark yoktur.

Her şeyden önce insanlık büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Türk devletinin bölgeye yönelik saldırıları hiç durmadı. Türk devleti, bunu 2014 yılında Kürtlere ve bölgeye karşı saldırı başlatarak adım attı. Aslında DAİŞ’i başından beri Suriye'deki savaşa dahil olan bir grup olarak tanımlamak yeterli değil. Dünya, DAİŞ’le beraber Türk devletini de daha iyi tanımalı.

*DAİŞ'e karşı direnişin simgesi olan Kobanê, Türk devletinin planlarını alt üst etti? Sizce Türk devleti DAİŞ’in intikam almak istiyor mu. Bu tehdide karşı dünyada özgürlük yanlısı ve uluslararası toplumdan beklentiler nelerdir?

Kobanê direnişinin Türk devletinin planlarının boşa çıkmasında rolü çok büyük. Türk devleti Kuzey ve Doğu Suriye Devrimi’ni yok etmek için ABD ve Rusya başta olmak üzere birçok uluslararası güçlerle pazarlık içine girdi.

Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî bölgesini işgal etmesiyle birlikte bölge halkı yeni bir acı çekti. Bu halk DAİŞ’e karşı savaştı, direniş gösterdi, dünyayı savundu. Kobanê'de DAİŞ'e karşı yürütülen savaş, teröre karşı 3’üncü dünya savaşı bağlamında bir adımdı. Bugün Türk devleti şahsında da bir tehlike ile karşı karşıyayız. Fakat Türk devletinin artık maskesi düştü.

*NATO’da aktif bir grubun bugün DAİŞ’in intikamını almak için bize karşı savaştığı tahmin ediliyor. Doğru Türk devleti NATO’nun temsilciliğini yapıyor, bunun için dünya genelinde tehlikeyle yüz yüze olduğumuzu söyleyebiliriz.  Acaba Türk devletinin oraya buraya saldırma cesareti var mıdır, elbette hayır. Bölgesel ve uluslararası güçler arasında koordine olduğu açık. Bu durumda uluslararası toplumdan ne isteniyor?

Türk devletinin yürüttüğü savaş vahşette sınır tanımayan bir savaştır. Bilinçli bir şekilde sivilleri hedef alıyor. Hastane ve genel merkezleri bombalıyor. Burada bir soru var, acaba bu suçlar sadece Kürt halkına yönelik mi işleniyor. Sanmıyorum. Bütün dünya halkları hedef alınıyor. Türk askerleri Libya’da diğer ülkelerde ne yapıyor? En tehlikeli El-Kaide ve DAİŞ çete başları Uluslararası Koalisyon’un hava saldırısında Türk devletinin işgal ettiği bölgelerde öldürüldü. Burada tehlikenin hala var olduğunun anlaşılması gerekiyor.

Bunun için uluslararası toplum, hukuk kurumları ve etkili bir adım atılması için barış ve özgürlük çağrısı yapanların dünya üzerinde tehlike yaratanların karşısında duran yönetimi desteklemesi gerekiyor. Çünkü şu anki süreç 2014 yılından daha tehlikelidir. Uluslararası desteğin Kuzey ve Doğu Suriye direnişine yönelik gelişmesi bölgedeki tehditleri sonlandıracaktır.  Kobanê direnişi Kürdistani ruhu canlandırdı. Kürdistanlılar alanlara çıkıp DAİŞ ve yanlılarına karşı çıktılar. Onlarca genç Rojhilat, Başûr ve Bakur’dan gelip direnişe katıldılar. Bu ruhun tekrardan nasıl canlanacağı ve Kürdistan dağlarında gerilla direnişi etrafında Türk devletinin saldırıları çerçevesinde Kürt halkının iradesi ve varlığını tehdit ettiği süreçte bu ruhu nasıl yaratacağız?

Doğrusu Kobanê insanlığın savunulduğu bir merkeze dönüştü. Dünyadaki bütün özgürlükçüler geleceği olan savaşa katıldılar. İnsanlığın gözleri önünde yok olmasını vicdanları kabul etmedi. Öncelikle gerilla güçleri Kobanê’ye vararak DAİŞ’in ilerleyişini durdurdu. Sonradan Kürdistan’ın bütün parçalarından gençler ve tabi ki Pêşmerge gücünün de rolü vardı geldiler. Aynı şekilde enternasyonalist gençlerin güçlü bir şekilde savaşa katıldığını unutmuyoruz.

Acı ve zaferin tarihini paylaştılar. İnsanlığın savunucuları Kobanê’deydi. Gerilla’nın insanlığı ve dünyayı DAİŞ tehlikesinden korumak dışında hiçbir amacı yoktu.  Bugün insanlığı savunanlar, Kürdistan dağlarında Türk devletine karşı büyük bir savaş yürütüyorlar. Türk devleti ilerleyemediği için insanlığın değerleri ve kanunlarını dikkate almadan kimyasal silah kullandı. Türk devleti Irak topraklarına geçip uluslararası kanunları çiğneyerek Kürdistan dağlarını vahşice bombalıyor. Biz bütün hukukçu, özgürlükçü dünya halklarına sessiz kalmamaları çağrısında bulunuyoruz. Çünkü Türk devleti bununla sınırlı kalmayacaktır. Açık bir şekilde Avrupa’yı ve birçok Ortadoğu devletini tehdit ediyor. Bugün Arap ve Balkan devletleri, bütün dünya devletleri üzerinde tehlike vardır. Bunun için Kobanê’den aldığımız tecrübenin Kürdistan dağlarında gerillada tekrarlanması gerekir. Bunun için Kürdistani ruhla işgalci Türk devletine karşı birlik olmalıyız.

ANHA