Ortadoğu’nun seçeneği demokrasidir

Ortadoğu’nun seçeneği demokrasidir
11 Sep, 2018   05:00

ZEKİ BEDRAN

Türkiye yakın bir zaman önce Ortadoğu’da öncü bir devlet olmak istiyordu. Filistin halkına sahip çıkıyor, İsrail’e ‘’ one minute’’ diyordu. Suudilerle arası çok iyiydi. Arap ülkeleri sayesinde Türkiye’ye sıcak para giriyordu. Şimdi ise Türk dış politikası rayından çıkmış durumda. ABD ve NATO ile ilişkiler kötü ve dalgalı. Asıl darbeyi Erdoğan Mısır’da yedi. Mursi’nin darbe ile düşürülmesinden sonra Müslüman kardeşlerin iktidar olma şansı Ortadoğu çapında çöktü. Erdoğan aynı çizgide olduğu için önünün açıldığını varsaydı. Ama şimdi Katar dışında Erdoğan’la iyi ilişkiler içinde olduğu Arap ülkesi kalmadı.

Türkiye sözde Sünni cephenin liderliğine oynuyordu. Bugün İran’la iyi geçinmek için kıvranıyor. Bir yandan Şii cepheye karşı bir yandan da Kürt düşmanlığı yüzünden İran’a mahkum. İran’ın kara paralarını akladığı ve çıkar sağladığı için ABD’de yargılandı. Bunların ötesinde NATO’nun temel gücü olan Türkiye Rusya’nın kucağına oturmuş durumda. Yine Kürt düşmanlığı yüzünden Rusya’ya rüşvet dağıtıyor, atom santrali ihalesi veriyor, S-400 füzeleri satın alıyor. İşin daha vahimi Suriye’deki silahlı çetelerin hamisi olarak Rusya’ya muhatap oldu. Birçok bölgedeki silahlı grubu getirip İdlib’e yerleştirdi. Bütün bunların nedeni Efrin işgali için Rusların desteğini almaktı. Efrin’i işgal etti ama çeteler orada duruyor. Rusya şimdi haydi ‘’çetelerini ya al ya da savaşa razı ol’’ diyor.

Türkiye’nin çıkmazları daha da büyüyecek. Ekonomi artık su kaynatmaya başladı. Dediğimiz gibi artık eskisi gibi Arap ülkelerinden para akmıyor. Savaşın yükünü ekonomi artık daha fazla taşıyamaz. Ayrıca Suriye’de işler Türkiye’nin istediği gibi yürümedi. Ya çetelerini satacak ya da savaşta yanlarında olacak. Artık Rusya’ya rest çekecek güçte değil. Boynunda Kürt zinciri var. Efrin ve Suriye’nin işgali ayaklarına dolanacak. Putin’in abiliğini Erdoğan kabul edecek. Abi dediğin bazen şamarı da indirir! Ayrıca Rusya’ya itiraz ederse Suriye’de kalamaz. Suriye’nin demokrasi güçleri onları ve çetelerini kovalar.

Türkiye ABD ile hırlaşıp duruyor. Bilmeyen de Türkiye’nin anti emperyalist veya anti kapitalist olduğunu sanacak. Paraya tapmaya ve mülk edinmeye Erdoğan ve yandaşları gibi tutkulu olan başka bir hükümet Türkiye’de görülmedi. ABD ile tüm sorun yine Kürt düşmanlığındandır. ABD’nin de kendisi gibi Kürt karşıtı olmasını istiyor. Suriye’yi terk et ki, ben Kürtlere saldırayım, diyor. Ruslarla da önce kavgalıydı. Ruslar ne zaman ki, Erdoğan’la anlaşıp Efrin’de insanlık suçuna ortak oldu o zaman hırlaşmayı kesti.

Türkiye Ortadoğu’da at koşturmak istiyordu. Derin stratejileri sözde vardı. Ama ilkel ve taklitti aşmayan, kaba bir işgalciliğin ötesine gidemedi. Türk- İslam sentezi ile bunun ötesine de gidemezdi. Ancak içeride ve dışarıda düşman yaratarak, ırkçılığı ve milliyetçiliği pohpohlayarak faşizmi ayakta tutabiliyorlar. Faşist Erdoğan ve Bahçeli’nin ittifakı Türkiye’yi daha fazla zorlayacaktır. Daha önceleri de söylemiştik. ABD ile hırlaşmanın da bir faturası vardır. Herkes Kürtler gibi değildir. Kürtleri öldürebilir, topraklarını işgal edebilir, etnik temizliğe tabi tutabilirler. Kürtlerin şimdiye kadar hesap soracak güçleri yoktu. Uluslararası ittifakları da yoktu. Onun için kafasına vurmakta bir beis görmüyorlardı. Ama ABD öyle değil. Doların yularını bir çektiler mi, milyarlarca dolarlık bir fatura insana çıkarırlar. Erdoğan onun için kıbleyi şaşırmış. Herhangi bir hükmü olmayan İran tümeni ve Rus rublesiyle ekonomik krizi aşacağını sanıyor! Milli paraları kullanalım, diyor. Para ve sermaye öyle millilik, din, tarikat tanımaz. Bu lafların sokağa hitap etmek dışında bir hükmü ve karşılığı yoktur.

Erdoğan son derece pragmatist ve basit bir yalancıdır. Faşist yöneticilerin tipik bir karakteridir bu. Düne kadar A. Merkel’e söylenmedik söz bırakmadı. Şimdi de sıkışmışlığı aşmak için Merkel ve Avrupa’nın diğer ülkelerine yaltaklanmaya başladı. Ama öte yandan da Cumartesi annelerine saldıracak kadar zorba. Bu çelişki ve çıkmazları değerlendirecek demokratik bir muhalefete ihtiyaç var. CHP’nin bu karakterde olmadığı artık ortada. CHP’nin muhalefetin içini boşaltma oyunlarına da izin vermeden direnmek ve örgütlenmek için koşullar son derece uygun. Baskılar fazla ama gerçekler de artık gizlenemez durumda. Gerçeklere dayanarak faşizmi aşmanın, demokrasiyi Ortadoğu’ya yaymanın zamanıdır.

Kaynak: Ronahi Gazetesi