Ortadoğu’da ağırlaşan sorunlar

Ortadoğu’da ağırlaşan sorunlar
22 Aug, 2018   07:25

ZEKİ BEDRAN

 Suriye savaşı ve bölgedeki sorunlar neden çözüm yoluna girmiyor? Bölgeyi istikrarsızlaştıran sorunlar ne? Bu sorular önemlidir. Bunlara eklenecek çok sayıda sorun var kuşkusuz. Ayrıca sorunların çoğu birbirine bağlı. Ortadoğu’daki sorunların başında Kürdistan ve Filistin sorunları gelmektedir. Bu sorunlar çözülmedikçe bölge çatışmalı bir durumdan kolay kolay çıkmaz. Bu sorunlar şimdi ağır ve açık bir biçimde Suriye’de yansımalarını bulmaktadır.

Suriye’de DAİŞ yenilgiye doğru giderken İsrail sesini daha gür çıkarmaya ve Suriye’ye müdahil olmaya başladı. Suriye’ye saldırılar yaptı. Rusya ile görüşerek İran karşıtı ittifak arayışına girdi. Tabi İsrail bu saldırı ve arayışlarında yalnız değildi. ABD de tümüyle İsrail’in yanındaydı. İsrail sınırlarından İran uzaklaştırılacak ve Suriye’den çıkarılacak, dendi. Herkesin bildiği bir gerçek vardı; Suriye’yi ayakta tutan ve savaşa dahil olan devletlerin başında İran geliyordu. Şimdi bunlar yokmuş gibi İran ve Hizbullah Suriye’yi terk etsin diyorlar. Filistin sorunu sadece Suriye üzerinden veya İran’la sınırlı değil. Filistin’in yaptığı gösteriler, protestolar sürekli ölümler ve çatışmalarla karşılığını buluyor. Mescid-i Aksa gibi bir mabet bile sürekli bir gerginlik ve çatışma konusu. Arap ülkeleri şöyle veya böyle bu olaylardan etkileniyor veya etkiliyorlar.

Kürt sorunu şimdi daha fazla öne çıkmış durumda. Ayrıca ağırlığı ve etkisi Filistin sorununu çok fazla aşmaktadır. Çünkü Kürdistan dört devlet arasında bölünmüş ve işgal altında. Bu devletlerin tümünde de ulus devlet yapılanması ve ırkçı-milliyetçi politikalar egemen. Kürtler yok edilme kıskacına alınmışlardır. Bu dört devlet de Kürtlerin anadiliyle eğitim hakkını vb yasaklıyorlar. Yasal ve demokratik hakları verilmiyor. Kürtler bir iç ve bölgesel tehdit gücü olarak görülüyorlar. Bunun için her koşulda Kürtlere karşı birleşiyorlar. Böyle olunca Kürt sorunu çözülmüyor ve sürekli bir çatışma ve istikrarsızlaştırma unsuru olarak varlığını sürdürüyor.

Şimdi nasıl İran karşıtı bir arayış öne çıkmışsa Türkiye tarafından çok daha ağır bir Kürt karşıtlığı sahneleniyor. Türkiye DAİŞ zayıflayıp zorlandıkça daha saldırgan ve daha aktif bir biçimde devreye giriyor. Kobanê saldırıya uğradığında Erdoğan bayram ediyordu. Erdoğan hem DAİŞ’le aynı zihniyetteydi hem de klasik ırkçı Kürt düşmanıydı. Tipik bir tekçi anlayışa sahipti. Şimdi meydanlarda, basın önünde her gün iftiharla ‘’Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan’’ deyip duruyor.

Türkiye DAİŞ’i desteklemekle kalmadı. DAİŞ yenildiğinde, devreden çıkarıldığında diğer çeteleri koltuğu altına almaya devam etti. Ayrıca DAİŞ, Kobanê den sürüldüğünde ve Efrin’in bu bölgeyle birleşmesi ihtimali doğduğunda Türkiye kendisi devreye girdi ve Cerablus, Bab gibi bölgeleri işgal etti. Rakka düştüğünde en fazla telaşa ve korkuya düşen devlet yine Türkiye oldu. Herkes Suriye’de yavaş yavaş savaş sona eriyor, siyasi çözüm arayışları öne çıkacak derken Türkiye, Suriye’nin en güvenlikli ve barış içinde yaşayan bölgesi olan Efrin’e saldırıp işgal etti. Dünya bu zalim ve haksız, hiçbir gerekçesi olmayan işgal hareketini seyretti.

Şimdi silahlı gruplar Dera vb bölgelerden çıkarıldılar. Asıl güçleri İdlib ve Türkiye’nin işgali altındaki bölgelerde. Suriye ve ortakları İdlib’e girmek istiyorlar. Ama bunun için Türkiye ile anlaşmaları gerekiyor. Çünkü onların hamisi ve sözcüsü mevcut durumda Türk hükümetidir. Türk hükümeti ya İdlib’deki güçleri ikna edip silah bıraktıracak ya da Suriye ve Rusya ile karşı karşıya gelecek. Bütün bu olasılıkların Türkiye’ye bir faturası olacaktır.

Türk devleti sadece Suriye’ye müdahale etmiyor. Aynı müdahale ve saldırılarını fazlasıyla Irak üzerinde de yapıyor. Güney Kürdistan Türk işgali altındadır. Çok sayıda askeri üs kurmuş. Şimdi de bunların sayısını artırmakta, Güney Kürdistan günlük olarak uçaklarla vurulmaktadır. Kürdistan doğası tahribata uğradığı gibi bölgeyi insandan arındırmaya ve halkı teslim almaya çalışmaktadır. Irak’la anlaşıp Şengal dahil Kandil’den İran sınırına kadar Kürdistan’ı işgal etmeye çalışmaktadır. Bu karanlık ve kirli anlaşmaların sonucu olarak 15 Ağustos’ta Zeki Şengali Şengal’de uçakla vurularak katledildi. Irak ve hava sahasını korumasına alan ABD gibi güçlerin izni olmadan Türkiye gidip o bölgede katliamlar yapamaz. Daha öncede Türk uçakları Şengal’i vurmuştu.

Görüldüğü gibi Kürdistan sorunu çözülmedikçe bölgede savaşların ve istikrarsızlıkların önü alınamaz. Zaten uluslararası hukuk çökmüş durumda. Gücü olan saldırıyor, işgal ediyor. Öyle olmasa Türkiye Suriye’yi işgal edemez ve günlük olarak Güney Kürdistan’ı bombalayamazdı. İran tehlike ve hedef olarak görülüyor. Özellikle İsrail bunu yapıyor. Bu da Filistin sorunuyla ilgilidir. Filistin sorunu da çözülmeyi bekleyen kriz merkezlerinden birisi olmayı sürdürecek.

Kaynak: Ronahi Gazetesi