Suriye’nin çözümü: Halkın kendi kendini yönetmesi-ANALİZ

Suriye’nin çözümü: Halkın kendi kendini yönetmesi-ANALİZ
1 Aug, 2018   10:10

CÎNDA BARAN

Suriye krizinde, çetelerin Suriye topraklarındaki varlığının sona ermesi hızlı gelişmeleri beraberinde getirirken diğer yandan da Suriye krizinde rol sahibi olan devletlerin sahadaki rolü artıyor. Dünya güçlerinin Suriye’deki ortaklıkları yeni mertebeye ulaştı. Putin ve Trump görüşmesinin ardından girilen yeni süreçle birlikte bazı devletlerin Suriye sahasındaki rolü artarken bazılarınınki ise azalacak.

İdlib operasyonu kendi adına bazı anlaşmaları getirirken bazı çatışmaları da beraberinde getirecek. Eğer İdlib operasyonuyla başlayacak yeni ortaklıklar ortaya çıkarsa bu durum Türkiye ve Rusya ilişkileri üzerinde büyük bir etki yaratacak. Böylece Erdoğan işgal ettiği bölgeleri elinde tutamayacak, özellikle de Efrin’i.

Rusya-Türkiye ilişkileri tehlikede

Bilindiği gibi Türk devletinin Suriye topraklarına girişi ve alanını genişletmesini Rusya’nın kararıydı. Rusya’nın Halep’e karşılık Türk devletinin Cerablus ve Bab’ı işgaline izin vermesiyle Türk devletinin Suriye topraklarına geçişinin önü açıldı. Bu da Türk devleti tarafından yönetilen çetelerin Efrin karşısında Halep çevresinden Deraa’ya, oradan İdlib’e, oradan da Guta’ya yerleştirilmesiyle gerçekleşti. Rusya, Türklerin Suriye’ye yerleşmesi ve alanını genişletmesi için tüm konularda destek sundu. Ancak rejimin İdlib operasyonu karşısında bu ortaklık büyük bir tehlike içerisinde.

Reqa ve Derazor’dan çetelerin ana merkezi İdlib

İdlib, 2015 yılında Türk devletine bağlı çetelerin eline geçti. Deraa, Reqa ve Derazor gibi İdlib’de Türk devleti çetelerinin, özellikler El-Nusra çetelerinin merkeziydi. Reqa, Deraa, Dêrazor’un Türk devleti çetelerinin elinden alınması ve hezimete uğramasının ardından çeteler, Türk devleti tarafından ağır bir şekilde tehdit edildi. Şimdi gözler İdlib’de. Bununla birlikte bütün sesler İdlib’de yükseliyor ve birleşiyor. İdlib şimdi, Suriye çözümünün netlik kazanacağı bir konunun ana parçası. İdlib operasyonuyla birlikte Türk devletinin Ezaz, Cerablus ve Efrin’deki işgali sona erecek. İdlib’le beraber Suriye topraklarında Türk devleti ve işgalciliğinin varlığı genel olarak sonlanacak ve Suriye krizi çözüme doğru ilerleyecektir.

Deraa’nın ardından Türk devleti çetelerinin ana merkezi olan İdlib’e yönelik rejim güçleri tarafından yapılacak olası operasyon söylentileri Türk devletinin kalbinde büyük bir korku oluşturuyor. Erdoğan’ın Suriye hesapları bir bir tersine dönecek. Erdoğan’ın çetelerinin İdlib’de bitmesi demek Erdoğan ve çetelerinin Suriye genelinde varlıklarının sona ermesi demek. Bir yanda ABD’nin ortaklığını sona erdirme ve yaptırıma tabi tutma isteği, öte yandan kendi oluşturduğu çete gruplarının kontrolünden çıkması ve neredeyse her gün kendi aralarında kanlı çatışmalar yaşaması Erdoğan’ı çok zor bir duruma soktu.

Suriye’deki gelişmeler Erdoğan’ın hesapladığı gibi değil

Çok zor durumda olduğunu gördüğü için çıldırma aşamasında olan Erdoğan, kendisine yönelik saldırıları nasıl engelleyeceğini bilmiyor. Çıkarları bir bir boşa çıkıyor. Bir keresinde açıklama yaptı ve Rusya ile olan anlaşmalarının Astana görüşmelerini etkileyeceğini duyurdu. Ancak Astana’da ortaya çıkan sonuçların kararları veriliyor ve yürürlüğe giriyor.

Dünya güçlerinin derdi çeteleri bitirmek

Şu anda dünya güçlerinin tek derdi, kendi üzerlerinde tehlike oluşturan çetelerin sonunu getirmek. Bu devletlerin istihbarat kurumları, DAİŞ çetelerinin yabancı kadın üyelerinin ülkelerine geri dönüşleriyle ilgili araştırma yaptı. Bu araştırmalarla ortaya çıkan sonuca göre en iyi çözüm, DAİŞ çetelerini bu ülkelere dağılmalarından önce Suriye topraklarında bitirmek.

Erdoğan, kurduğu çete gruplarının başına bela olmasından korkuyor

Erdoğan, kurduğu çete gruplarının kendi başına ve Türkiye’nin başına bela olacağını biliyor. Bu yüzden de kendi talimatlarına uymayan çeteleri tasfiye ederek kurtulmak istiyor. Çetelerin İdlib’de bitmesi durumunda en yakın kapıları Türkiye olacak ve Erdoğan kendini bu durumdan kurtaramayacak. Ancak Suriye topraklarının bir kısmını kendi ülkesine katma hayali içinde olan Erdoğan, kurduğu çete gruplarının ismini değiştirme, Guta halkını Efrin’den çıkarma, kendini teröre karşıymış gibi gösterme ve Ehrar El-Şam ve El-Nusra’ya savaş ilan etme gibi şeylere umut bağlıyor. Ama artık Erdoğan’ın oyunları ve izlediği politika deşifre oldu ve gerçeği herkes tarafından bilinir oldu.

Yürütülen görüşmelerle statü sahibi olunacak

İdlib, Suriye krizinin çözümünde rol oynayacak. Bu sebeple Rojava ve Kuzey Suriye halklarından oluşan üçüncü çizginin temsilcileri, rejim temsilcileri ile yürüttüğü görüşmelerle bu süreç içerisinde merkezi olmayan bir statünün sahibi olacak. Bu da Suriye ve Ortadoğu halklarının mücadelesi için tarihi bir kazanım olacak. Öte yandan despotik sistemlere karşı halkın iradesine dayanan sistemin büyük bir zaferi olacak.

(cj)

ANHA