‘Kobanê katliamıyla Rojava Devrimi’ne darbe vurulmak istendi’

Kobanê’de 25 Haziran günü gerçekleştirilen katliam ile Rojava devriminin darbelenmek istendiğini belirten TEV-DEM Kobanê Meclisi Eşbaşkanı Ehmed Şêxo, katliamdan ders çıkarılarak özsavunma bilincinin artırılması gerektiğini vurguladı.

‘Kobanê katliamıyla Rojava Devrimi’ne darbe vurulmak istendi’
25 Jun, 2018   08:25

CUMA MIHEMED – ZANA SEYDÎ / KOBANÊ

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Kobanê Meclisi Eşbaşkanı Ehmed Şêxo, DAIŞ çeteleri tarafından 25 Haziran 2015 tarihinde Kobanê’de gerçekleştirilen katliama ilişkin ANHA’nın sorularını cevapladı.

*Tarihte birçok devlet ve diktatör rejim halklara yönelik katliamlarda bulunmuştur. Tarihten süregelen katliam politikalarına nasıl bakmak gerekir?

Tarihten bu yana halklara yönelik birçok katliam gerçekleştirilmiştir. Yaşadığımız Kürdistan topraklarında tarihe baktığımız zaman Kürt halkı birçok katliam ile yüz yüze kalmıştır. Yer altı ve yer üstü zenginliklerinin bulunduğu Kürdistan toprakları tarihten bu yana defalarca işgal saldırılarına maruz kaldı.

Bu saldırıların en kirlisi de katliam saldırıları oldu. Kürdistan’daki varlıkları meşru olmayan egemenler katliamlar yoluyla kendilerini var etmeye çalıştı. Kürdistan tarihi katliamlarla doludur. İşgalcilerin Kürdistan topraklarındaki barbarlığı Med İmparatorluğu’ndan Fars ve Osmanlı dönemine ve Türkiye’den Saddam Hüseyin’e kadar aralıksız sürdü. Bunca tarih boyunca sayısız iktidar değişirken, Kürt halkına yönelik katliam politikaları değişmedi.

*Türk devleti tarihinden bu yana Kürt halkına yönelik katliam politikaları sürdürüyor. Bu politikaların sebebi nedir?

Türkiye’nin tarihine bakıldığı zaman Osmanlı’nın mirası olduğu görülüyor. Osmanlı’nın kılıç zoruyla yaptığı işgaller her kesim tarafından biliniyor. Kılıç bir katliam aracıdır ve bu silah ile halkların iradesi yok edilmek istenir.

Bölgedeki halkların özgürlük ve hak iradesinin güçlenmesi ve taleplerin artması ile birlikte Osmanlı devleti yıkılış sürecine girdi ve Türkiye sınırlarına kadar küçüldü. Osmanlı’nın ardından Osmanlı imparatorluğunu ve yol ile yöntemlerini kullanmak ve korumak isteyen birçok kişi ortaya çıktı. Bu kişiler Kürt halkının Türkiye’nin kuruluş aşamasına kadar mecliste yer almasını sağladı ve amaçlarına ulaştıktan sonra Kürtlere verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı. Daha sonra Kürt halkının inkarına başlayan bu kişi ve sistem, katliamlar gerçekleştirdi. Kürt halkının özgürlüğünün bölgedeki tüm halkların özgürlüğünü getireceği için her daim Türk devletinin katliamlarına maruz kalmıştır.

Türk egemenler dedeleri Osmanlıların yolunda ilerleyerek iktidarlarını koruyabilmek için Kürtleri katliamlardan geçirdi. Türk devleti ayrıca Kürt katliamları ile özgürlük talebinde bulunan diğer halklara da mesaj gönderiyordu.

*Bölgedeki askeri ve siyasi durum göz önünde bulundurulduğunda Kobanê’de 25 Haziran günü gerçekleştirilen katliamın amacı neydi?

Kobanê’deki katliam Şengal katliamının devamıdır. Bu katliamların bölgedeki siyasi atmosfer ile büyük bir bağlantısı vardır. Bu katliamların DAIŞ eliyle gerçekleştirildiği belirtilse de, biz birçok devlet ve karanlık gücün DAIŞ eliyle Ortadoğu’ya geçtiğini gördük. DAIŞ eliyle Ortadoğu’da yer edinen bu devlet ve güçlerin başında ise Kürdistan topraklarını işgal edenler bulunuyor.

Bu devletler Kürdistan’da kılıç zoruyla işgallerini sürdürüyor. Bu devletler tarihi barbarlıklarını bir kez daha ortaya koydular ve DAIŞ eliyle barbarca katliamda bulundular.

Türkiye’nin bu katliamdaki rolü neydi?

Bu katliamdan öncesine bakıldığı zaman Kürdistan’da bulunan işgalcilerin DAIŞ çetelerine büyük destek verdiği ve Kürt özgürlük mücadelesine karşı kullandığı net bir şekilde görülüyor. Türkiye başta olmak üzere Kürdistan’daki işgalciler, DAIŞ eliyle Rojava devrimini boğmak istediler. DAIŞ’in yanı sıra Cebhet El-Nusra, Ehrar El-Şam gibi çete gruplarını da Rojava devriminin kazanımları ve halkların taleplerine saldırtmaya başladılar. Ancak tüm saldırılara rağmen başarılı olmadılar ve DAIŞ eliyle bu tür katliamlara başladılar.

Türkiye DAIŞ eliyle Şengal ve Kobanê’de gerçekleştirdiği katliamlar ile bölgedeki siyasi amaçlarına ulaşmaya çalıştı. DAIŞ’in katliamlarda kullandığı yol ve yöntemlerde Osmanlı’nın pratiklerinin neredeyse birebir aynısıdır.

Kürt gençleri tüm katliam ve barbarca saldırılara rağmen Şengal ve Kobanê’nin özgürlüğü için ısrarlıydı. Kürt gençlerinin direnişiyle Kobanê özgürlüğe ve demokratik projenin hayat bulduğu bir kentte doğru ilerlemeye başladı. Bölgedeki planlarının tutmadığını gören Türkiye, Kobanê’de 25 Haziran günü gerçekleştirilen katliam gibi tekrardan insanlık dışı saldırılara yoğunlaştı.

Türkiye bu katliamın birebir planlayıcısıdır. Ayrıca katliamda bulanan çeteler Türkiye yoluyla Kobanê’ye geçti.

Katliamın Kobanê halklarına etkisi ne oldu?

Gerçekleştirilen barbarca katliamın kent halkına etkisi elbette büyük oldu. Bu etki olumsuz olduğu kadar olumlu yanları da vardı. Düşman güçlerin amacı 250 kişiyi katletmek değil, Kobanê’yi boşaltmak ve halk iradesini yıkmaktı. Bu saldırılar kent halkının özgürlük mücadelesinden geri döndürülmek istendi. Saldırıların bir diğer amacı ise bölgedeki askeri güçlere ağır darbeler vurmak ve Kobanê’nin köylerinde sürdürdüğü özgürlük hamlesini sekteye uğratmaktı.

Katliamda onlarca aile ağır kayıplar verdi. Kobanê’de günlerce yaşam durdu ve suçsuz yüzlerce sivil şehit edildi. Katliamın aileler üzerindeki etkisi günümüze kadar devam ediyor.

Katliamın ardından kent halkı birbirine kenetlendi ve yeni katliamların önüne geçti. En önemlisi ise Türkiye amaçlarına ulaşamadı.

*Kentteki güvenlik güçlerinin bu katliamdaki sorumluluğu nedir?

Kentte güvenlik zaafı vardı elbette. Çeteler de her daim bu zaaftan yararlanmak ister. Kobanê’de DAIŞ çetelerinin gerçekleştirdiği saldırı ve yöntem, ekonominin büyük bölümünü güvenliğe yatıran Avrupa devletlerinde de sonuç buluyor. Son süreçte Kobanê’deki yöntem gibi yöntemlerle Avrupa’nın birçok merkezinde barbarca katliamlar gerçekleştirildi. 

Eğer kentte tümüyle bir güvenlik zafiyeti bulunsaydı DAIŞ çeteleri fark edilmeyecekti ve katliamın boyutları korkunç olacaktı. Asayiş Timi hemen DAIŞ çetelerinin peşine düşmüş ve sonuçta timden 6 kişi şehit olmuştur. Ancak yine mahallelerdeki savunma komitelerinde büyük eksiklik yaşandı. Böyle bir saldırı beklemedikleri gibi saldırı esnasında da eksikliğe düştüler ve yaşanan katliamı engelleyemediler. Ancak katliamın güvenlik zayıflığı nedeniyle gerçekleştiği doğru değildir.

Bir daha aynı senaryonun gerçekleşmemesi için ne yapılmalıdır?

Kentte katliamın hemen ardından birçok adım atıldı. Meclis ve komünlerin yanı sıra öz savunma komiteleri kuruldu ve bu komiteler halen mahallelerinin savunmasında yer alıyor.

Verilen yoğun mücadele ve atılan dev adımlara rağmen halen çalışmaların tamamı hayata geçirilebilinmiş değil. Ancak savunma alanında dev adımların atıldığını ve önemli gelişmelerin kat edildiğini belirtebiliriz. Halklarımız da artık düşmanı ve barbarca saldırılarını iyi biliyor.

Güvenlik güçlerimiz ve halklarımız arasındaki ortaklık bu tür katliamların tekrarlanmasını engelliyor.

Kobanê halklarına son olarak ne söylemek istersiniz?

Şehit ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağımızı ve intikamlarını her alanda alacağımızı net bir şekilde belirtiyoruz. Bu katliamdan ders çıkarmalı ve öz savunma sistemi güçlendirilmelidir.

ANHA