‘Erdoğan işgalciliğine karşı ulusal birlik şart’

Reform Hareketi Sekreteri Emced Osman Türk devletinin Güney Kürdistan’a saldırılarıyla savaşı derinleştirdiğine dikkat çekerek, buna karşı Kürt halkının yıllardır edindiği kazanımları koruması için siyasi bir merciiye ihtiyaç duyulduğuna da dikkat çekti.

‘Erdoğan işgalciliğine karşı ulusal birlik şart’
18 Jun, 2018   06:00

NEJBÎR OSMAN – AZAD SEFO / HABER MERKEZİ

ANHA’nın sorularını yanıtlayan Reform Hareketi Sekreteri Emced Osman, Türk devletinin Güney Kürdistan’a saldırılarına ve kimi Kürt partiler ile Bağdat hükümetinin saldırılar karşısında sessizliğine dair değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan PKK ile savaş bahanesiyle Şengal’e saldırı tehditlerinde bulunuyor. PKK’nin bir süre önce Şengal’den çekildiği biliniyor. Erdoğan bu açıklamalarıyla ne yapmak istiyor?

Erdoğan’ın Şengal’e gireceği yönündeki son açıklamaları, egemenliği altındaki toprakları daha da genişletmek ve diğer devletlere de egemenliğini dayatmak istediğini gösteriyor. PKK güçleri Şengal’den çekildikten sonra Erdoğan hala Şengal’e girmekte ısrar ediyor. Çünkü Şengal stratejik bir yer, Suriye-Irak ve Türkiye olmak üzere üç ülke arasında yer alıyor. Eğer Erdoğan Şengal’i alırsa çevrede birçok önemli alanı da alabilir. Erdoğan’ın açıklamaları bir kez daha PKK’yi sadece bahane ettiğini, esas amacının bölgeyi işgal etmek olduğunu ispatlıyor. Erdoğan Güney Kürdistan’a yönelik tehdit ve saldırılarla savaş ve krizi derinleştiriyor.

Erdoğan’ın Güney Kürdistan’a saldırıları ve Şengal’e yönelik tehditlerinin 24 Haziran seçimleriyle bağlantısı ne sizce?

Erdoğan Türkiye içinde siyasi bir savaş yürütüyor, birçok şey onun karşısında duruyor. Muhalif kesimler onun projelerine karşı birlik oldular ve o da seçimlerde oy alarak iç krizi dışarıya taşırma gereği duydu. Diğer nokta da Kürt sorunudur. Kürt sorunu Türkiye’nin en başat sorunudur. Bu meseleye yaklaşımları askeri ve güvenlik temellidir. Erdoğan PKK’ye karşı savaş ilanında bulunduğunda siyasi çözüm ve diyalog istemediğini net bir şekilde göstermiş oluyor. 2012’de önerilen barış sürecini kesti. Erdoğan demokratik bir sistemi kabul etmediği gibi, Kürt halkının tarihi topraklarında yaşamasını istemiyor. Aynı zamanda Türkiye’nin komşu ülkelerle de sorunları var.

Tüm Ortadoğu, özellikle Irak, Türkiye ve Suriye’de değişimler yaşanıyor. Erdoğan da kartlarını karmak ve bölgedeki boşluğu doldurmak istiyor. Şengal, Minbic ve Kandil’e yönelik tehdit ve saldırıları da Kürt kazanımlarını tasfiye etmek amaçlıdır.

Bazı kesimler Güney Kürdistan’daki partilerin sessizlikleriyle Türk devletine destek verdiğini söylüyor. Siz Güney Kürdistan’daki partilerin saldırılara karşı tutumunu nasıl görüyorsunuz?

Kürdistan bölgesindeki bazı Kürt partiler şahsi çıkarlar için çalışıyor. Oysa bunların Türk devletinden uzak durmaları ve kendi özgürlük davaları için çalışmaları, mücadele etmeleri gerekir.

Kürdistan bölgesindeki bazı partilerin Türkiye ile çıkar temelinde bağlantıları var. Bahsettiğimiz bu partilerin Kürdistan özgürlük davasını unutmaması gerekir. Bu durum sadece Güney Kürdistan için değil, tüm bölge için kötü sonuçlar doğurur. Bu nedenle Kürdistani partilerin siyasi bir merci oluşturarak Kürt davası için görevlerini yerine getirmeleri gerekiyor. Bir Kürt mercinin dürüst olmaması kabul edilemez, aksine Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmesi tarihi gerekliliktir.

Sessizlik de ulusal görevlere karşı sorumlulukları yerine getirmeme, yani Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmesini istememe anlamı taşıyor. Önde gelen bazı Kürdistani partiler, kongrenin gerçekleşmesi konusunda başarısızlar. Ortadoğu’da Kürt nüfusu çoktur ve bir Kürt mercii olmadan olmaz. Bu mercii de ancak Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmesiyle mümkündür. Şimdiye kadar kongrenin neden gerçekleşmediğini görmemiz gerekiyor. Parti ve hareket olarak önümüzdeki süreci başarıyla geçmek için bir an önce kongreyi gerçekleştirmeliyiz. Kongrenin gerçekleştirilmesi Kürdistani tarafların uzlaşmasının ilk adımı olacaktır.

Türk devleti Irak topraklarını ihlal ediyor. Bağdat hükümeti bu ihlallere karşı neden sessiz?

Türkiye bugün Irak, Suriye, Yunan, Kıbrıs adası topraklarını ihlal ediyor, ayrıca komşu ülkelerle sınır sorunu yaşıyor. Bölgede işgalciliğe ve açgözlülüğe dayanan planları var. Irak devleti de hala zayıf ve diğer yandan Kürt halkının davası için niyetini belli ettiği anlamına gelebilir. Bu da sadece PKK için değil Güney’deki tüm Kürtler için tehlikedir.

Kürt halkının dört parça Kürdistan’da siyasi gücünü oluşturması ve Kürt halkının programının belirlenmesi için Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerçekleştirilmesi gerektiğini tekrar ediyoruz. Kongre, Kürt halkının geleceği projesi için ilk adım olacaktır.

ANHA