İşgalcilerin zulmü ve Fırat'ın cevherinden halkların direnişine – 3

Türkiye ve İran’ın Suriye savaşında izlediği politika ve menfaatleri doğrultusunda hareket eden Baas rejimi ve kendilerini muhalif olarak nitelendiren çete grupları, Suriye halklarının maruz kaldığı katliam ve zorunlu göçün temel sebebi oldu. Ancak tüm katliam ve zorunlu göçe rağmen umudunu yitirmeyen halklar, Kuzey Suriye’de demokrasi çatısı altında bir araya gelerek ortak bir yaşam kurdu. Suriye’nin doğusundaki halkların çağrısına karşılık veren QSD güçleri halkı terör karanlığından kurtarmak

İşgalcilerin zulmü ve Fırat'ın cevherinden halkların direnişine – 3
İşgalcilerin zulmü ve Fırat'ın cevherinden halkların direnişine – 3
İşgalcilerin zulmü ve Fırat'ın cevherinden halkların direnişine – 3
İşgalcilerin zulmü ve Fırat'ın cevherinden halkların direnişine – 3
İşgalcilerin zulmü ve Fırat'ın cevherinden halkların direnişine – 3
7 Jun, 2018   04:37

QSD’nin demokratik ulus projesi çağrılarına yanıtı

ALAN ROJ / HABER MERKEZİ

Dosyamızın üçüncü ve son bölümünde, Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Dêrazor ve Reqa gibi Suriye’nin doğu bölgelerindeki halkın çağrılarına verdiği yanıt ile başlattığı özgürlük hamlelerini ele alacağız. Yaşam alanlarının özgürleştirilmesi hamlelerinde yer alan bölge halkı, özgürlük, adalet ve demokrasiyi esas alan Demokratik Özerk Yönetim tecrübesini yaşam alanlarına taşıdı.

REQA HALKI BÜYÜK ZAFERLER ELDE ETTİ

Bölgeyi kan deryasına çeviren DAIŞ çetelerinin Minbic gibi askeri, lojistik ve siyasi alanda stratejik öneme sahip bölgeleri QSD güçlerinin hamleleri ile bir bir kaybetmesi ile tüm gücü Reqa ve çevresinde sınırlandı. Bu durum karşısında Reqa halkının yaşam alanlarının özgürleştirmeleri çağrısına büyük bir heyecan ile karşılık veren Reqalı gençler QSD güçlerine katıldı. QSD, halkın çağrısı üzerine 6 Kasım 2016 tarihinde Fırat’ın Gazabı hamlesini başlattı.

Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nde kısa sürede büyük ilerlemeler sağlayan QSD güçleri, hamlenin birinci aşamasında Reqa’nın kuzeyindeki köyleri ve Til El-Semin’i DAIŞ çetelerinden özgürleştirdi. Bunun üzerine Reqalı kanaat önderleri ve aydınlar 17 Ocak 2017’da QSD güçleri ile toplantı gerçekleştirerek, yaşam alanlarının özgürleştirilmesi için QSD güçlerine maddi ve manevi desteği artıracaklarını duyurdu.

Aynı zamanda geçen yılın Mayıs ayında Tebqa ve barajının QSD güçleri tarafından özgürleştirilmesinin ardından bölge halkları, yaşam alanlarını eski günlerine döndürebilmek için Kuzey Suriye-Rojava Federal Yönetim kurumlarına olan desteğini artırdı. Bu çerçevede 15 Mayıs 2017 tarihinde Tebqa Demokratik Sivil Yönetim Meclisi kuruldu. Bölgedeki aşiretler, kanaat önderleri ve aydınlar bu meclis çatısı altında bir araya gelirken, kadın ve gençler de kent yönetiminde yer almaya başladı.

Meclisin kurulmasının ardından toplumsal örgütleme, güvenlik ve hizmet alanlarında örgütlülüklerini sağlayan Tebqa halkı, Kasım ayında Tebqa Sivil Yönetimi kurdu.

REQA HALKI SURİYE TARİHİNDE İLK KEZ KENDİ YÖNETİMİNİ OLUŞTURUYOR

QSD güçlerinin bölgede attığı her adımda terör gruplarının karanlığı sınırlandırılırken, halkların umudu ise büyüyordu. Büyük başarılar ile devam eden Fırat’ın Gazabı’nın üçüncü aşamasında Reqa halkı kent merkezini özgürleştirilmesini beklemeden örgütleme çalışmalarına başladı. Reqa halkı 2017 yılının Nisan ayında Reqa Sivil Yönetim Meclisi’ni kurdu. DAIŞ çetelerinin Reqa’yı başkent olarak ilan etmesi nedeniyle, halkın sivil meclis ilan uluslararası basın organlarında geniş yer buldu.

Reqa halkı tarafından kurulan mecliste tüm bölge halkları, kanaat önderleri ve aşiretler yer alırken, halkların kardeşliği, ortak yaşam arzusu esas alındı.

DÊRAZOR ÖZGÜRLEŞTİRİLİYOR

Bölgede devam eden savaşın son 5 yılında birçok askeri birlik ve tugay kuruldu. Ancak bu askeri oluşumlar işgalcilere karşı bölge halkı ve toplumsal yapısını koruyamamasını yanında bölge halklarının katledilmesinde de ön ayak oldular. Reqa’nın DAIŞ çetelerinden özgürleştirilmesinin ardından gözler Dêrazor’a çevrilirken, Dêrazor’dan Kuzey Suriye’ye göç eden binler QSD’ye destek verirken, QSD çatısı altında Dêrazor Askeri Meclisi gençlerin katılımıyla kurulmaya başlandı.

Cizre Fırtınası Hamlesi geçen yılın 9 Eylül tarihinde ilan edilmesinin ardından Dêrazor bölgesinde yaşayan binlerce genç QSD ve Dêrazor Askeri Meclisi saflarına katıldı. Yine bölgedeki aşiretler gençlerini kurulan tugaylara göndererek, bölgenin özgürleştirilmesi hamlesine destek verdi.

Yürütülen hamle kapsamında Dêrazor’un büyük bir bölümü DAIŞ çetelerinden özgürleştirilirken, yok olmaya doğru sürüklenen DAIŞ’e nefes aldırmak isteyen Türkiye’nin Efrîn’e yönelik işgal saldırısı nedeniyle hamleye ara verilmek zorunda kalındı. Daha sonra tekrardan başlatılan hamle kapsamında bölgedeki DAIŞ çeteleri Suriye-Irak sınırının dar bir alanına sıkıştırıldı.

DÊRAZOR SİVİL MECLİSİ EGEMEN SİSTEME EN BÜYÜK CEVAP OLDU

Baas rejimi ve kendilerini muhalif diye nitelendirenlerin Dêrazor’daki zulüm ve baskısı nedeniyle farklı halk ve inançların mozaiği olan kentte toplumsal özgürlük iradesinin yok edilmesine kadar sürmüştü. Ancak kentin QSD çatısı altında bulunan Dêrazor Askeri Meclisi tarafından özgürleştirilmesinin ardından kurulan sivil meclis ile kentte yeni bir yaşam kuruldu.

Geçen yılın 1 Eylül tarihinde bölgedeki aşiret, kanaat önderleri ve aydınların katılımıyla Dêrazor Sivil Meclisi kuruldu. Bu meclis ile yıllardır zulüm ve baskıdan başka bir şey görmeyen bölge halkı yeni bir yaşamın tuğlalarını dizmeye başladı.

Bölgede halkların birlikteliği ile kurulan meclisin ardından Tebqa kırsalından Dêrazor’un kuzeyine kadar 200 meclis ve komün kuruldu. Bu bölgelerde uzun bir aradan sonra okullar tekrardan açıldı. Bölge halkı bu gelişmeler ışığında kaderlerini değiştirdi.

ANHA