Karanlık bir dönem ve DAİŞ'e diz çökmeyen bir kent -3

Minbic 2014'ten 2016'ya kadar karanlık bir dönem yaşadı. Kültür kenti Minbiç, Türkiye'den Suriye'ye geçen yabancı çetelerin ana üssü haline gelmişti. Dosyamızın bu bölümünde Minbic'in Suriye Devriminin başlangıcından DAİŞ karanlığına, o dönem halklara yaşatılanları ve karanlığa karşı gerçekleştirilen hamle üzerinde duracağız.

Karanlık bir dönem ve DAİŞ'e diz çökmeyen bir kent -3
1 Jun, 2018   04:59

EKREM BEREKAT /  HABER MERKEZİ

Suriye iç savaşının başlarında Minbic halkı da rejime karşı ayaklandı. İlk ayaklanmalar ise 21 Nisan 2011'de başladı.

Kerama Taburu, Mucahidî El-Kerama, El-Nûman, El-Qaqa, El-Udeyat, Umer Bin El-Xetab, Siwar Minbic, Şuheda Minbic, Elî Bin Ebî Talib, El-Şêx Eqîl, El-Heremeyn, Um El-Ewasim, Cund Mihemed, Sultan Silêman Şah, El-Buxarî, Seyf El-Islam, Ehrar Sûriya, El-Emniya, Mucahidî Minbic, Fecir El-Islam, Rîmah El-Rafîdeyn, Ceyş El-Islam, Ehrar El-Şam, Ensar El-Suna, Siqûr El-Şam, Ehrar Minbic, El-Farûq, Îbad El-Rihman, El-Qiwa 17, El-Heris El-Sewrî, Ayşa, El-Nesir, Fursan El-Furat, Ebû Eyûb El-Ensarî, Tariq Bin Ziyad, Ecyal El-Musteqbel, Ebû Abdullah Eê-Begarî, El-Ûme, Sefa ve Merwa, Tabûra El-Salihîn, El-Şêx Salih, Emar Bin Yasir, Eshab El-Yemîn, El-Herîrî, Heyet El-Emir Bilmarûf ve Nehî En El-Munker gibi gruplar rejime karşı savaşarak, 19 Temmuz 2012'de kenti kontrol altına aldı. Kenti kendi aralarında paylaşan gruplar arasında çatışmalar vardı. Ancak Mart 2013'te kente saldıran DAİŞ, Ocak 2014'te kenti tamamen işgal etti. İşgalden sonra kent artık karanlık zindanları andırıyordu.

Minbic, Fırat Nehri ve Kuzey Kürdistan sınırına yakınlığı nedeniyle stratejik bir öneme sahip. DAİŞ için önemi ise halifeliğini ilan ettiği Rakka ile yolların bağlanmasından geliyordu. Türkiye, Cerablus üzerinden sınırlarını açarak, bu hat üzerinden hem lojistik hem de askeri destek sağlıyordu. Öte taraftan ise yabancı DAİŞlilerin geçiş hattı olarak da kullanılıyordu.

YABANCI DAİŞLİLERİN ANAKARARGAHI

Minbic, Rakka'dan sonra DAİŞ'in ikinci anakarargahı olarak görülüyordu. Türkiye ise yabancı çetelerin bu hat üzerinden Suriye'ye geçişlerini sağlıyordu. Bu güne kadar onlarca fotoğraf ve belgeler ile bu durum kanıtlanırken, bu durum uluslararası basın yayın kuruluşları tarafından belgelenerek de kamuoyuna gösterilmişti.

DAİŞ’İN MİNBİC UYGULAMALARI

Kent işgal edildikten sonra DAİŞ çeteleri yavaş yavaş gerçek yüzünü göstermeye başladı. İlkin ev baskınlarından başlayan çeteler daha sonra teknik malzemeler başta olmak üzere telefon ve sigara yasakların uygulamaya koydu. Bu yasakları ihlal edenleri de tutuklayarak cezaevlerine atıyordu. DAİŞ ilerleyen zamanlarda en sert uygulamalarını devreye koyarken, Minbic; sivillere uygulanan işkenceler ile gündeme geldi.

Kentte bulunan bütün iş yerlerinde tütün ve sigara satışları yasaklandı. Sigara içenler tutuklanarak, işkencelerden geçirildi. Kadınlar siyah çarşaflar giymeye zorlanılırken, cadde ve sokaklarda bulunmaları ve dolaşmaları da yasaklanmıştı.  Toplu infaz gösterileri kentin en işlek yerlerinde yapılırken, bunun ise herkese örnek olmasını istiyordu.

CAMİ TALAN EDİLEREK, İMAMI KATLEDİLDİ

Mayıs 2014'te kentte bulunan Şêx Eqîl Camisi içinde Şêx Eqîl'in mezarı bulunduğu gerekçesiyle patlatıldı. Caminin yapılmasını yasaklayan çeteler, cami imam ve hatiplerini başka camilere dağıttı.

Mihemed Seyîd El-Dîbo Camisinin imamı ise, DAİŞ’in bu uygulamalarına karşı çıktığı için tutuklandı. Minbic halkı ise bu duruma karşı eylemler düzenlerken, çeteler imamı bırakmak zorunda kaldı. Ancak, imam bir hafta aradan sonra çeteler tarafından katledildi.

Kentte bulunan okulların yan sıra İbn Haldun Üniversitesi de kapatılarak, öğrencileri dini okullara gönderildi. Okullarda bulunan öğretmenler ise dini okullarda ders vermek zorunda bırakıldı.

Kent meydanları kafa kesme yerlerine dönüştürülürken, Sefîne Kavşağı'nda 260 kişinin kafası kesildi. Çeteler yurttaşların mal ve mülklerine el koyarak, iş yerleri ve dükkan sahiplerinden aylık para topluyorlardı. 

Kürtlere karşı etnik temizlik politikalarının güdüldüğü kentte, Kürtlere ait ne var ne yoksa her şeylerine el konuldu. Uygulamalarda daha da ileri giden DAİŞ çeteleri, Kobanê saldırıları döneminde Mınbic’i askeri üs olarak kullandı.

HALK DAİŞ UYGULAMALARINA BOYUN EĞMEDİ

Bütün vahşet uygulamalarına rağmen halk DAİŞ'e boyun eğmezken, 18 Mayıs 2014'te devreye konulan uygulamalara karşı protestolar gerçekleştirildi. Bu eylemleri düzenleyenleri de tutuklayan çeteler, eylemcilerin çoğunu infaz etti. İnsanlık dışı uygulamalarına rağmen halk mücadelesinden vazgeçmedi. Bunu üst bir aşamaya taşıyarak, askeri örgütlenmelere gitti. Bu kapsamda Cebhet El-Kurd, Şems El Şemal ve Burkan El-Fırat gibi oluşumlara gidildi. En sonunda 2 Nisan 2016 Minbiç Askeri Meclisi oluşturularak, 1 Haziran 2016'da ise kentin özgürleştirilmesi için operasyonlar başlatıldı.  

ANHA