Suriye’nin güneyinde Tenef’e doğru savaş ve anlaşma

Son süreçte Suriye krizinde birçok değişim ve müdahale yaşandı. Kuşkusuz bu taraflara etki edecek bir durum ya da rejim ile diğer güçler arasında yaşanan krizin gidişatına etki edecek. Suriye’de İran hakimiyetinin sınırlandırılması da bu değişim ve müdahalelerin sonucunda şekillenecek.

Suriye’nin güneyinde Tenef’e doğru savaş ve anlaşma
31 May, 2018   07:35

YEHYA EL-HEBÎB / HABER MERKEZİ

Son süreçte Suriye’nin güneyinde, rejimin Şam çevresindeki alanları hakimiyetine tekrar almasıyla çetelerin kuzeye doğru tahliyesi ve halkın göç ettirilmesi gündemde.

GÜNEY SURİYE’NİN STRATEJİK ÖNEMİ

Suriye’nin güneyi iki açıdan büyük öneme sahip. Suriye rejimi için Ürdün sınırında ekonomi damarı açısından önemli. Ayrıca bölgedeki durumu düzeltmesi ve hakimiyetini kazanması için de kapı görevi görüyor.

İran için de Suriye’nin güneyi büyük öneme sahip. Çatışmanın azaltıldığı bölgeler anlaşması kapsamında olan güney, İran güçlerinin Ürdün ve İsrail sınırından uzak durmasını da garantiliyor. Geçtiğimiz günlerde Rusya’nı İran’a bağlı askeri güçleri söz konusu alandan çıkarmaya çalıştığı gündeme geldi.

Suriye’nin güneyi İran için stratejik bir yer. Çünkü İsrail gibi uluslararası alanda baskı yapabileceği ve planlarını bölgede hayata geçirebileceği bir kart.

Suriye’nin güneyinde yer alan Irak ve Ürdün’e sınırı olan Tenef bölgesinde de hakimiyet kurarak Suriye’de kendisi için bir bölge oluşturmak suretiyle, güneyden doğuya gidiş gelişlerini rahatlatmayı amaçlıyor. Suriye’nin en büyük bölgesi olan Şam kırsalının sınırı da Humus’tan Lübnan’a ve yine Humus’tan Irak’a ulaşıyor.

İran tüm gücüyle Suriye’nin güneyinde muhaliflerin varlığını sona erdirerek Irak sınırından güneyde Tenef’e ve doğuda Derazor’a kadar olan bağlantısını sağlamak istiyor.

İsrail, ABD ve müttefiklerinin yanı sıra, Rusya için de güney bölgesi çok önemli ve İran ile Hizbullah’ın denetiminde olmasına razı olmayacakları bir bölge. Zira, bölge coğrafik açıdan İsrail’in tam karşısında yer alıyor. Dolayısıyla İsrail, İran’ın buradaki varlığını kendi  güvenliği açısından tehdit olarak değerlendiriyor.

GÜNEYDE ÇATIŞMANIN AZALTILMASI ANLAŞMASI

ABD, Rusya ve Ürdün Suriye’nin güneyinde ateşkes ve “çatışmanın azaltılması” için 9 Temmuz 2017’de bir anlaşma yaptılar. Anlaşmaya göre İran güvenlik güçlerinin Suriye’de büyük bir alanda, özellikle de Ürdün ve İsrail sınırında önü alınacaktı.

Foreign Policy dergisi o dönemde Suriye’nin güneyindeki söz konusu çatışmanın azaltıldığı bölgelerde Suriye rejimi ile muhalif silahlı gruplar arasında anlaşma yapılacağını yazdı.

Anlaşmaya göre güneyde Kuneytra ve Siveda bölgeleri kapalı bir kemere dönüştürülerek İran güçlerinin de içinde bulunduğu Suriyeli olmayan askeri güçlerin ve El Kaide ile DAIŞ gibi çete gruplarının önünü kesecekti.

Bu ateşkes olumlu bir adım olarak görüldü ve Washington ve Rusya arasında gerçekleşen bir anlaşma olmadan bu durumun gerçekleşmeyeceği yorumları yapıldı.

ABD burada kazançlı taraf olarak görüldü, çünkü bir yandan Suriye’de özellikle İsrail ile Ürdün sınırlarında İran yanlısı güçlere yardım duracak ve diğer yandan da İran ne kadar sınırlanmış olursa eli güçlenen ABD de Rusya ile aynı tarafta yer almış olacak.

ABD’nin bu süreçteki tutumu tampon bölge oluşturulması ve İran’ın Suriye’deki hakimiyetinin zayıflamasıydı. Washington, İran’ın Obama döneminde Suriye’ye çok fazla müdahale ettiğini ve çıkarılmasının güç olduğunu, alanda Suriye rejimi ile bağlantılı olduğunu, Ürdün ve İsrail sınırından uzaklaştırılması imkanı olduğunu iyi biliyor.

Aynı şekilde bu anlaşma Rusya’nın Suriye ve bölgedeki kartlarını güçlendiriyor. Anlaşma Ürdün ve İsrail tarafından da selamlandı ve İran’ın Suriye’deki varlığını zayıflatıyor. ABD iel Rusya’nın bu anlaşması Ürdün ile İsrail’in talebiydi.

TENEF ULUSLARARASI GÜÇLER AÇISINDAN ÇEKİCİ BİR YER

Rusya, Suriye rejimi ve İran, Suriye’nin güneyine büyük önem verirken gözleri yine de Tenef bölgesinde. Suriye toprakları 2017’de uluslararası ve bölgesel güçlerin, özellikle de ABD, Rusya ve İran’ın savaş alanına dönüştü. Uluslararası Koalisyon’un Tenef’te üssü var ve Pentagon bu üsse yaklaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor.

Suriye, Irak ve Ürdün sınırında bulunan Tenef bölgesi büyük öneme sahip ve bu sınır Esad’ın Tahran’daki müttefikleri için başka bir öneme sahip.

TENEF İRAN’I AKDENİZ YOLU

Tahran’ın askeri ve ideolojik bir bölge olarak gördüğü Tenef, İran’ın Irak, Suriye, Lübnan ve başka bölgelere silah sevkiyatlarının yapıldığı yol.

Tahran, özellikle Suriye rejimi ile imzalanan anlaşmaların ardından Akdeniz bağlantısı olan Tenef’le ilgili görüşmelere ayrı bir önem veriyor. Bu anlaşmalardan bazıları Tahran’a Suriye’nin Humus’ta fosfat yatırımı yapmasını sağlıyor ve bu nedenle de Humus’a doğru bir demir yolu açabilir. Tahran, Tartus ile fosfat bölgesi Humus arasında bir demir yolu inşa etti. Ancak Humus fosfatı ile Tartus konusu, birçok başka meselede de gündeme gelebilir. Yani İran’a askeri bir yol sağlayabilir.

RUSYA’NIN TENEF TUTUMU MÜZAKERE OLDU

Moskova da Tenef üssünü şüphe ile izliyor. Rusya Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada geçtiğimiz Ekim ayında Tenef üssünün Suriye’de şüpheli bir rol oynadığını söylemişti.

ABD’li kimi kesimler, Rusya’nın Suriye topraklarındaki çıkarlarına karşı tehditler için İran güçlerinin Şam ile bağlantısını azalttığını ve ileriki süreçte Suriye’de son çözüm müzakerelerinde kullanılacak bir kart olduğunu düşünüyor.

Washington öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin, Tenef bölgesi yakınlarında Suriye rejimi müttefiklerine karşı saldırıları Rusya tarafından resmi olarak kınandı. Washington’un Tenef’e yaklaşan rejime gönderdiği bu uyarı, ABD ile Rusya arasında Suriye’nin güneyinde güvenli bölgeye ilişkin anlaşmaların başlangıcı sinyalini verdi.

Bölgesel ve uluslararası güçlerin Suriye’deki çıkar savaşı düğümü, DAIŞ çetelerine karşı uluslararası savaştan da belli oluyor. Sonuç olarak rejim güçleri ve İran müttefiki güçler Suriye topraklarında hakimiyetlerini dayattılar. Bu hakimiyetleri son değil ve ileriki süreçte Suriye topraklarındaki hakimiyet konusunda Tenef üssünün rolü önemli.

Suriye’nin güneyinde şiddetli bir savaşın ayak sesleri gelirken, Suriye rejim güçleri özellikle Şam çevresinde denetimi sağladıktan sonra Suriye topraklarında geniş bir kesimde hakimiyet sağlama çerçevesinde savaşa hazırlanıyor. Ancak bu savaşa ilişkin birçok ciddi uyarı da ortaya çıkıyor.

RUSYA’DAN DESTEK ALAN SURİYE REJİMİ PLANSIZ ŞEKİLDE GÜÇLERİNİ KONUMLANDIRIYOR

Rusya, Suriye’nin güneyinde bir cephe açmanın, ABD, İsrail ve Ürdün ile ilişkilerine yapacağı etkileri iyi görüyor. Bu nedenle de bir an önce Suriye rejim güçleriyle işbirliği yaparak Suriye’nin güneyindeki silahlı güçlere ve halka, rejimle anlaşmaları için baskı yapıyor.

Suriye’nin güneyinde bir savaş cephesinin açılmasının yanı sıra başka bir senaryo daha mevcut; bölgedeki aktörlerin düğümlenmiş hesaplarının yanında Ürdün de olası bir savaşın en zararlı kesimi olacak. Kuşkusuz olası bir karmaşa durumunda sınır güvenliği de etkilenecek. Ayrıca Ürdün’e doğru bir göç dalgası ihtimali de söz konusu olacak ve ekonomik kriz yaşayan Ürdün’ün göçmenlere bakabileceği bir gücü yok.

Ürdün’ün güneyde olası bir savaşa karşı hazırlıklı olduğu ortada. Olası bir savaş Ürdün’e yeni bir yük olacak ve Türkiye ve Lübnan yolu üzerinden Avrupa’ya göç yolunun açılması gerekiyor.

SURİYE’NİN GÜNEYİNDE MÜZAKERE RÜZGARI SAVAŞTAN DAHA YAKIN

Yazar Fereh Merqe, Suriye’nin güneyinde sıfır saatinin  yaklaştığını ve Ürdün’ün başkenti Umman’ın durumu dikkatle izlediğini söyledi. Ürdün’deki Suriye büyükelçiliği çalışanlarından Eymen Eluş, ülkelerinin hükümetinin “bölgede savaşın çaresiz olmayacağı” açıklamasında bulunarak İran’ı övdü. Ancak ABD güneyde tüm gücüyle hazırlıklarını yapıyor, İran güçleri çekilirken İsrail de hazırlıklarını yapıyor. Suriye ordusu da uyarıda bulundu ve silahlı gruplar ise seferberlik içerisinde.

Tüm taraflar seferber oldu. İran’ın yokluğu İsrail’in gözünde hiçbir fark yaratmadı ve ABD’nin de herhangi bir tepkisi olmadı. Güneyden gelen haberler savaş ihtimalini güçlendiriyor.

Yine diğer bir ihtimal bölgedeki savaşın daha da kızışacağı ve ABD’nin Şam’a karşı yeni tedbirler alabileceğidir. Suriye rejiminin Deraa’da bildiri dağıtmasıyla birlikte eğer anlaşmanın gereği yerine getirilmez ise, yine yeni bir savaş durumu yaşanabilir.

En büyük tehlike olarak görülen durum ise, İsrail’in hem devlet olarak hem de kendisine bağlı güçler aracılığıyla Suriye’nin güneyinde başlattığı savaş hazırlıklarıdır. Kaldı ki bu durum İsrail tarafından artık gizlenmiyor da.

Tüm bu savaş ihtimallerine karşın tüm güçlerin kendi aralarında böyle bir savaşa girişmeden anlaşma yolunu seçmeleri de bir olasılık. Suriye rejimi

ANHA