Fırat'ın tarihi Minbic uygarlığıyla yazıldı - 1

Halep’in kuzey doğusunda yer alan Minbic, Fırat Nehri’ne 80 km uzaklıkta. Tarihi ve stratejik önemi büyük olan kent, Suriye’de Fırat bölgesinin başkenti olarak biliniyor. Daha önceleri Halep eyaletine bağlı olan Mınbic’in 2004’te yapılan sayımda nüfusu 408 bin 143 olarak belirlenmişti.

Fırat'ın tarihi Minbic uygarlığıyla yazıldı - 1
30 May, 2018   04:48

ERKEM BEREKAT / HABER MERKEZİ

KENTİN ADI

Minbic kenti birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış. Aydınlanma faaliyetlerinin gelişkin olmasından kaynaklı bölgede Mınbic, yazarlar kenti olarak da tanınıyor.

Tarihte Minbic’e; Hierapolis (kutsal kent), Ebrokiş ya da Ebroklis (rahipler kenti), Lita Aşur kenti, Edessa kenti, başkent, Menbeh kenti ve Seryas kenti isimleri verilmiş.

Husiler döneminde Mabog olarak adlandırılan kent, Asurluların eline geçmesiyle Nampige adını alır. Aramiler de Mınbic için Nappigu ismini kullanmışları. Zamanla Mabug (nehir) olarak adlandırılan kente Yunanlılar ise Bambyce, Romalılar Hierapolis ismini kullanmış. Minbic kenti; inanç, ticaret ve askeri bir merkez olarak tarih boyunca büyük öneme sahip olmuştur.

KENTİN TARİHİ

Minbic üzerine yapılan araştırmalara göre; Minbic, Belix ve Fırat nehirleri arasında olan Ermeni Beyt Edini’nin memleketi. Başkenti de Cerablus’un güneyinde yer alan Bersib (şimdiki Til Ehmer).

Büyük İskender kent üzerinde hakimiyet kurduğunda, kentin yönetimi Ermeni Ebid ailesindeydi. Minbic, tanrıça Atargatis döneminde inanç merkezi haline gelir ve kentin önemi de büyür. Helen, Roma ve Bezenti dönemlerinde kent, Farslara karşı savunma hattına dönüştürülür. Kenti dış saldırılardan korumak için etrafın büyük bir örülür. Ancak mevcut durumda sur yıkılmış durumdadır.

İslam fetihleri döneminde ise kent, Bizansların egemenliği altındadır. Seyfudelah El Hemedani döneminde Hemedani ve Bizanslılar arasında savaş çıkar ve El Hemedani 945 yılında Antakya ve Minbic’i içine alan büyük bir bölgeyi egeneliğine geçirir. Halep’e ve Fırat Nehri’ne yakın olan Minbic, tarım alanında büyük bir öneme sahiptir. 10.yy’da Hemedaniler ve Bizanslılar arasında savaş çıkıncaya dek bu durum devam eder.

Daha sonraları  Zenkiler tarafından alınan kent, 1176’da Selahattin Eyyubi tarafından Eyyubi devletine dahil edilir. Kent daha sonra Eyyubilerden Memlüklülere geçer.

1401’de Suriye’nin kuzeyine saldıran Timurlenk, Halep ve Minbic kentlerine el koyarak, Minbic halkını katliamdan geçirir.

Mınbic’in el değiştirmesi bununla durmaz. Mercidabık Savaşında Minbic Osmanlı hakimiyetine geçer. Bu dönemde kentin artık bir önemi kalmamıştır. Mınbic tarihinde en önemli gelişmelerden biri de, 1878’de Çerkezlerin Minbic’e göç ederek, buraya yerleşmesi oldu.

KENT DEFALARCA YIKILDI

M.Ö. 53 yılında LICINIVS CRASSVS kenti yıktı. M.Ö. 600’de de Firavun El Erec kenti yaktı. Sasaniler M.S. 363’te kenti tamamen yıktı. 540 yılında ise roma İmparator Kisra kenti yıktı. Kostantinler yüzlerce bölge halkını öldürdü ve esir aldı. 1240 yılında Harezmiler kenti tarumar ederek işgal etti. Harezmiler dönemi acı ve vahşet doluydu.

1258 yılında Moğol hükümdarı Hulagü Han kenti yıktı. 1344’te yaşanan 6,5 şiddetindeki depremle de kent yıkıldı ve 57 bin insan yaşamını yitirdi.

Suriyeli yazar Welid Mişoh Minbic üzerine yazdığı “Fırat’ın gelini uygarlığı” kitabında bölgenin tarihini anlatıyor.

Hukukçu Ebdulqadir Eyaş 117 yılında Fırat vadisi üzerine araştırma yaptı.

Coğrafya uzmanı Ebu Huseyn Mihemed Bin Ehmed Ciber 580 yılında yazdığı kitabında Minbic doğasını anlattı.

Minbic halkı soykırım ve yıkım saldırılarına uğramasına rağmen kent uygarlığını ve güzelliğini korudu. Minbic tarihi ve stratejik bir öneme sahip.

ANHA