PYD Kadın Bürosu Efrîn'deki işgal ve tecavüzleri kınadı

PYD Kadın Bürosu, kamuoyuna Türk askeri ve çetesinin Efrîn'deki işgal ve insanlık dışı uygulamalarının önüne geçme çağrısında bulundu. Çağrıda, Efrîn'deki halkın durumuna kayıtsız kalan insan hakları örgütleri kınandı.

PYD Kadın Bürosu Efrîn'deki işgal ve tecavüzleri kınadı
14 May, 2018   13:45

HALEP

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Kadın Bürosu, Efrîn'deki Türk devleti işgaline ve asker-çete talanına, vahşetine dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledi.

Ellerinde PYD bayrakları ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleriyle Halep'in Şêxmeqsûd mahallesindeki parti ofisi önünde toplanan kadınlar adına açıklamayı Narîn Mûsa okudu.

Açıklamada, uluslararası toplumun ve BM Güvenlik Konseyi'nin 8 yıldır devam eden Suriye krizine çözüm bulma arayışına girmediği, bu çözümsüzlük içinde Suriye halkının yaralarının daha da derinleşerek kanamaya devam ettiğine vurgu yapıldı ve şu ifadelere yer verildi:

"AKP hükümeti kendisine bağlı radikal İslamcı terörist gruplarla birlikte Rusya'nın da onayı ve desteğiyle uluslararası hukuku ve toplumsal ahlakî ölçüleri ayaklar altına alarak 20 Ocak 2018'de Suriye topraklarının bir bölümünü işgal etmeye başladı. Daha önce de Cerablûs, Ezaz ve El-Bab'ı işgal etmiş olan Türk devleti, o günden bu yana bölgeye doğrudan müdahalesini ve Efrîn işgalini sürdürmektedir.

Türk devleti, tarihi yerleri ve uygarlık kalıntılarını ortadan kaldırarak bölge halklarının tarihini yok etmek istemekte, katliamlar gerçekleştirmekte, bunula da tarihe ve insanlığa karşı büyük bir insanlık suçu işlemektedir.

Bölgede demografik yapıyı değiştirmek amacıyla Efrîn halkını yerinden yurdundan eden Türk devleti, boşalttığı yerlere çeteleri ve ailelerini yerleştirmekte, şu ana kadar binlerce çeteyi ve ailelerini Efrîn halkının evlerine yerleştirmektedir."

Türk devletinin özellikle Êzîdî ve Alevî inancına mensup Kürtlere yönelik soykırım yürüttüğüne dikkat çekilen açıklamanın devamında, bu kesimlerin evlerini, yurtlarını terk etmeye zorlandıkları, Efrîn halkına karşı en kirli uygulamaları yürüttüğü, halkın mal-mülküne de el koyduğu, kimilerini ev ve topraklarını satmaya zorladığı, kendi gerici zihniyetini dayattığı halkın özgürlüğüne el uzattığı, kadınlara taciz ve tecavüzün başını alıp gittiği, yüzlerce yurttaşın ise kaçırılıp bilinmeyen yerlere götürüldüğü ifade edildi.

Kadın Bürosu açıklamasında Türk devletinin kentteki hastane ve okulları istihbarat merkezleri ve işkencehaneye çevirdiği, Kürt dili yerine Türkçeyi zorunlu kıldığı, Şam bölgesindeki Doğu Guta, Duma, Kalamun’dan çete ve ailelerinin Efrîn'e yerleştirilmesinin Türk devleti tarafından yürütülen demografiyi değiştirme planının somut pratiği olduğu, Türk devletinin bu insanlık dışı uygulamalarında Rusya'nın da belirleyici rolü olduğu, ancak tüm bunlara karşı uluslararası toplumun halen sessiz kaldığına işaret edildi.

Açıklamada "Direngen, mücadeleci ve barışçı halkımıza, özellikle de kadınlara yönelik bu saldırıları, tecavüzleri lanetliyoruz. PYD'li kadınlar olarak tüm Efrîn halkına ve kadınlara, şehitlerimizin izinde çalışmalarımızı daha aktif kılacağımıza, tüm kadınları terörden kurtaracağımıza söz veriyoruz" denildi.

Açıklama Efrîn direnişine ve kadın özgürlük mücadelesine bağlılık sloganlarıyla son buldu.

ANHA