Türkiye çete grupları arasındaki çatışmaları planları doğrultusunda yönetiyor -2

Her Şehbalının ağzında işgal, talan ve kirli politika planları duyulmakta, özelliklede Bab ve çevre köylerinin. Bu çevrelerde guruplar arasında yaşanan çatışmalar işgaller Türkiye eliyle gerçekleştiriliyor. Bu da Efrîn’de demografik yapıyı değiştirme planlarının gerçekliğini yansıtıyor.

Türkiye çete grupları arasındaki çatışmaları planları doğrultusunda yönetiyor -2
10 May, 2018   06:25

ROJ MÛSA / HABER MERKEZİ

Işgalci Türk devleti Suriye’de kirli amaçlarına ulaşmak için her türlü yolu deniyor. Bir taraftan çete örgütlerini etrafında toplayıp, yeri geldiğinde kendi çıkarları temelinde kullanırken, yeri geldiğinde de bu çeteleri birbirleriyle çatıştırıyor. Bab dosyamızın ikinci bölümünde Türk devletinin bu kirli planlarına dikkat çekiyoruz.

EHRAR EL-ŞERQİYE ÇETE ÖRGÜTÜTASFIYE Mİ EDİLİYOR?

Kuzey Suriye’nin Rai beldesinden ajansımıza bilgi veren ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Türk devletinin Ehrar El-Şerqiye çete örgütünü çok fazla suçta kullandığını, bundan sonra bu haliyle kendisine sorun olmaya başlayacağını gördüğünden tasfiye kararı aldığını, söyledi. Oysa, Türk devleti Ehrar El-Şeqiye çete örgütünü Reqa, Tebqa ve Derazor alanlarında karışıklık çıkarmak, bu alanlarda etkinliğini kurmak için kuruyordu. Zira Ehrar El-Şerqiye çete örgütü üyelerinin çoğu bu bölgelerden müteşekkil. Reqa’nın QSD güçleri tarafından özgürleştirilmesi ve hemen ardından QSD’nin derazor özgürlük operasyonunu başlatması, Türk devletinin bu alanlara dönük işgal planlarını alt üst etti. Durum böyle olunca Türk devleti Efrin işgal saldırılarında Ehrar El-Şerqiye çete örgütünü kendi çıkarları gereğince her türlü kirli işte kullandıktan sonra da, bu çete örgütü üzerinden işlediği suçları gizlemek etmek için tasfiye kararı aldı.

Konu hakkında bilgi veren söz konusu kaynak, Efrin alanında Türkiye ve Rusya’nın bölgenin işgali ve demografik değişiminde kullandığı Ehrar El-Şerqiye çete örgütünün diğer çete örgütlerinin müdahalesiyle tasfiye etmeyi planladıkalrını kaydetti.

EHRAR EL-ŞERQIYE, AL WAKI VE EL-HEMZE ÇETELERI ÇATIŞIYOR

Alınan bilgilere göre geçtiğimiz hafta Bab’ın yakınlarındaki bir alanda Ehrar El-Şerqiye çete örgütü ile El-Hemze çete örgütleri arasında, ağır silahların da kullanıldığı şiddetli çatışmalar yaşandı. Yine Al Waki ailesi de Ehrar El-Şerqiye çetelerini hedef aldı. Karşılıklı bu saldırılar iki taraf arasında Bab merkezinde şiddetli çatışmalara dönüştü. Çatışmalarla birlikte Ehrar El-Şerqiye çete örgütü Rai ile Al Waki mahallelerine yönelik havan atışları gerçekleştirdi.

Bab’dan bilgi veren kaynaklar, taraflar arasında halen zaman zaman şiddetli çatışmaların yaşandığını ve her iki taraftan da çok sayıda ölü ve yaralı olduğunu, aktardı.

Çete örgütleri arasındaki çatışmalar sürerken, Bab halkının Ehrar El-Şerqiye çete örgütü ele başlarından Yaba adlı kişinin Hikme hastanesindeki sağlık çalışanlarına dönük uygulamalarına karşı tepkileri de devam ediyor.  Geçtiğimiz günlerde sağlık çalışanlarına dönük baskılara tepki gösteren halk, Yaba isimli çete örgütünü yakalayarak el ve ayaklarını sokak ortasında bağladılar.

TÜRK DEVLETİ SİVİLLERE DÖNÜK SALDIRILARINI BASIN YOLUYLA MEŞRULAŞTIRIYOR

Bab halkı Türk devletine bağlı çete örgütlerinin uygulamalarına karşı yaşanan gelişmelere rağmen, Türk devleti gerçekleri çarpıtarak durumdan fayda sağlamaya çalıştı. Bunun için de yeni yollara baş vurarak, kendi beslemesi olan çeteleri bir kez daha kullanmaya çalışıyor. Çete başı Yaba’nın sağlık çalışanlarına dönük saldırılarından sonra açıklama yapan El-Hemze çete örgütü, Ehrar El-Şerqiye çete başı Yaba ile hiçbir ilişkilerinin olmadığını duyurdu. Ne var ki bu çete örgütlerinin açıklamaları gerçekleri gizlemeye yetmedi. Zira çete başı Yaba Efrin işgal saldırılarında yer almış, talan, hırsızlık ile birlikte birçok Efrinlinin kaçırılmasında rol almış ve birçok kişiden zorla para almış biri. Durumu ajansımıza değerlendiren ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi, durumu, “Bab’ta olayların yaşandığı bu dönemde Türk develti Ehrar El-Şerqiye çete örgütünü tasfiye etme kararı almıştı. Ancak bunun yerine geçirmeyi düşündükleri çete örgütü ise El-Hemze örgütü. Bunun içinde bu örgüt, çete başı Yaba ile hiç bir ilişkilerinin olmadığı açıklamasını yaptı” dedi.

Ancak Bab’da yaşanan olaylarda özellikle altının çizilmesi gereken husus ise, çete başı Yaba’nın sağlık çalışanlarına saldırısından sonra, isyan eden halka Türk askerlerinin silahlı saldırı gerçekleştirmesi.

LİWA İSKENDERUN SENARYOSUNU YENIDEN HAYATA MI GEÇİRİLİYOR?

Türk devletinin uygulamaları Bab halkı tarafından yoğun tepkilere neden olunca, Ehrar El-Şerqiye çete örgütü ile Al Waki ailesi arasında yaşanan çatışmalara Türk devleti müdahil olmadı. Ancak Türk devleti; bir yandan çete örgütlerini halka saldırtırken, öbür taraftan artık tüm kirli yüzü ortaya çıkmış, teşhir olmuş bu çete örgütlerini tasfiye ederek kendisini bir kez daha kurtarıcı gibi göstermeye çalışıyor. Asıl amaç ise, Bab, Cerablus ve Efrin hattındaki işgalini halka Kabul ettirerek, kalıcı kılmak.

Bölgede konu hakkında yapılan yorumlarda, Türk devletinin bu uygulamalarla bir yandan da heyet Tehrir El-Şam (El-Nusra) çete örgütünü yeniden alanda örgütlemek olduğu belirtiliyor.

DÜNYA EFRİN’DEKİ DEMOGRAFIK DEĞİŞİME SESSİZ

Türk devleti açık bir şekilde Bab’daki olaylardan yararlanmaya çalışıyor. Türkiye’de seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte Türk devleti işgal ettiği yerlerde yaşanan olayları tersyüz ederek bir kez daha kendince sonuç almayı hedefliyor. Türk devletinin olası çıkar hesapları şöyle;

- Teşhir olmuş Ehrar El-Şerqiye çete örgütünü tasfiye ederek Türkmen çeteleri etkili güç konumuna getirmek.

-Bab ve değişik yerlerde yaşattığı karmaşaya dikkat çekmeyi hedefleyen Türk devleti, bu şekilde Efrin’de yaptığı etnik temizlik ve demografik değişim üzerindeki dikkatleri dağıtmış olacak ve Humus gibi yerlerden getirdiği çeteleri rahatlıkla gözden ırak şekilde Efrin’e yerleştirmiş olacak.

-Çatışmaların süreklileşmesi aynı zamanda Halep çevresindeki köylerde ikamet eden halkın sürekli olarak tehlike altında olması demektir. Türk devleti bu siyaseti daha önce Bab’da Nusra ve Zenki çeteleri arasında çatışmalar çıkartarak yapmıştı. Bu durumdan kaçan halk akın akın Türkiye’ye göç etti. Şimdi de aynı siyaset bir kez daha uygulanıyor. Bölge halkını Efrine taşırma planları yapılıyor. Bab’a yakın Şebran alanında otobüslerin hazır bekletilmesi de bu planın uygulamaya konulduğunu gösteriyor.

-Yaşanan savaşla yerleşim yerlerindeki alt yapılar tümden tahrip ediliyor. Türk devleti sonrasında bu tahribata tepki gösteren halka kendisini kurtarıcı gibi göstermek için olaya el atacak ve halk da bu şekilde Türk devletinin işgalini Kabul ederek, bu bölgelerin Türkiye’ye bağlanmasına sessiz kalmış olacak.

TASFİYE EDİLECEK OLASI ÖRGÜTLER?

Türk devletinin tasfiye etmeyi planladığı olası çete örgütleri ise şunlar olarak tahmin ediliyor. ″Ehrar El-Şerqiye, Siqûr El-Cebel, Ehrar El-Xab, Siwar El-Xûta, Lîwa Ehrar Sûriya, Liwa Şuheda Bedir, El-Ceyş El-Weteni, Siqûr El-Şam Tugayları, Ceyş El-Muhacırin, Ceyş El-Islam, Ceyş El-Mucahıdin, Ebû Emara Taburları, Festeqim Kema Umêrt Grubu, 16.Grup, Ceyş El-Sune ve 11.Ketibe.″ 

GÜÇSÜZ KILINMASI HEDEFLENEN OLASI ÖRGÜTLER

Bunlar da Türkmenler ve Kürtlerden oluşan kimi çete örgütleridir. “Sultan Murad, Sultan Mihemed El-Fatih, El-Hemze, Liwa Silêman Şah, Ehrar El-Şam, Heyet Tehrir El-Şam, Liwa Siwar El-Kurd, Ketiba Selahedîn Eyûbi, Hereket Qiyam, Hereket Nûredîn Zenki, Tirkmen tugayları ve Baz islami ketibesi”.

ANHA



" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen>