Cemal Paşa’dan Erdoğan’a 6 Mayıs ve katliam suçları

Suriye ve Lübnan halkları her yılın 6 Mayıs gününü Şehitler Günü olarak kabul ediyor. Osmanlı devleti 6 Mayıs 1916’da Suriye ve Lübnan’da birçok aydını idam ettirerek, bölgedeki işgalini sürdürmek istedi. Osmanlı yıkıntılarından kurulan Türkiye ise bugün aynı politikaları sürdürmek istiyor.

Cemal Paşa’dan Erdoğan’a 6 Mayıs ve katliam suçları
6 May, 2018   04:39

AYŞE MENDO - XANDÎ ELO / TEBQA

Osmanlı devleti geride kalan 4 yüzyıl boyunca Arap bölgesini işgali altında tuttu. Bu 400 yıl boyunca Ortadoğu Arap halkı başta olmak üzere, tüm halklara talan, yıkım ve katliamdan başka bir şey getirmedi. Türk cumhurbaşkanı Erdoğan 21.yy’da yeniden Osmanlı’yı kurarak ve bölge halklarına aynı şiddeti uygulayarak imparatorluğunu ilan etmek istiyor.

Orta Asya’dan geldikleri bilinen Türkler tarafından dönemin oluşumlarına boyun eğe eğe kurulan Osmanlı devleti, kendisini sağlama alınca bölgede halklarına yönelik her türden asimilasyon ve soykırım siyasetini uygulamaya başladı.

Dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından 1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye savaşları ile Şam ve Mısır işgal edildi. Bölgedeki işgal saldırılarını sürdüren Osmanlı, 1918 yılına kadar ayakta kaldı.

Osmanlı devletinde Cemal Paşa’nın koltuğa gelmesiyle Arap halkı yıllardır maruz kaldığı baskı ve katliamların en kötüsünü yaşamaya başladı. Şam Valisi olarak görev yapan Cemal Paşa, Birinci Dünya Savaşı’nda Arapları kendi yanlarına çekmek için politika yürüttü. Şam’a ilk kez 1914 yılında gelen Cemal Paşa o dönem Arapları yanında tutabilmek için halka, methiyeler dizerek hitapta bulunmuştu.

İDAM FURYASI BAŞLATILDI

Arap halkının iyi ahlakı ve duruşlarını öve öve bitiremeyen Cemal Paşa, Suriye ve Lübnan’daki Arap aydın ve yurtseverlerine yönelik idam hamlesi başlattı. Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Buric Meydanı’nda 1914 yılında aydınları asmaya başlayan Osmanlı, bu hamlenin ikinci aşamasını da 1916 yılında Şam’ın Mercê Meydanı’nda gerçekleştirdi.

Osmanlı devleti sadece Arap halkına değil bölgedeki tüm halklara yönelik katliamlara girişti. Osmanlı ve Türk devleti yaklaşık 1 Buçuk Milyon Ermeni’yi katletti ve zorunlu göçe tabi tuttu.

1923 yılında kuruluşunu ilan eden Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı devletinin halklara yönelik talan, kıyım ve yok etme politikalarını aralıksız bir şekilde sürdürdü. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra da Kürt halkına karşı acımasız katliamlar serisi başlatıldı.

Kısa süre içerisinde 15 Bin Kürdü katleden Türk devleti, özellikle Şeyh Sait isyanının ardından bölge halklarını kıyımdan geçirdi. Dersim’de 1938’de binlerce Kürdü katleden Türkiye, Kürt, Arap, Ermeni ve diğer halklardan milyonların kanını akıtarak varlığını sağlamlaştırmaya çalıştı.

Türkiye, Osmanlı devletinin politikalarını son olarak Cerablus, Ezaz, Bab ve en son Efrîn işgali ile sürdürdü. Türkiye sadece Efrîn’de iki ay gibi bir süre içinde 260 sivil yurttaşı katletti, yüzlercesini yaraladı ve yüz binlerce Efrînliyi de zorunlu göçe tabi tuttu.

Türkiye, Cemal Paşa’nın övgüler dizerek kendi tarafına çektiği Arapları İngilizlere karşı kullandığı gibi kendilerini Özgür Ordu olarak tanımlayan Arapları da bölge halklarına karşı kullanıyor. Erdoğan bu orduyu rejim güçleri ile girdiği çatışmalardan çekerek, Kürt halkına saldırtmaya başladı.

Türkiye, yine Osmanlı devletinin 400 yıl önce bölge halklarını birbirine düşürerek gerçekleştirdiği işgali aynı şekilde halkları birbirine düşürerek Kuzey Suriye’de hayata geçirmek istiyor.

ANHA