‘Rojava’da kendi üretimimizin sahibiyiz’

“ Türkiye'de bize köle muamelesi yapıldı. Burada ise kendi kooperatifimiz de, kendi işimizin sahibi olarak çalışıyoruz.”

‘Rojava’da kendi üretimimizin sahibiyiz’
1 May, 2018   07:43

BÊRÎTAN MEDÛSA - COMERT ŞÊXO / QAMİŞLO

Suriye iç savaşının başındaki çetin savaş koşullarından dolayı Türkiye’ye geçen Evin, çalıştıkları iş yerlerinde işçilere yönelik baskılardan dolayı tekrar Rojava’nın Qamışlo kentine geri döner. Evin şimdi nesrin adlı kooperatifte çalışıyor. Evin Türkiye ile Rojava’da yaşadığı çalışma koşullarına ilişkin, “ bize orada köle muamelesi yapıldı. Burada ise kendi kooperatifimiz de, kendi işimizin sahibi olarak çalışıyoruz” dedi.

Suriye’de iç savaşın başlamasıyla birlikte yüz binlerce kişi yurt dışına göç etmek zorunda kaldı. Bunlardan çoğunluğu sınır hattındaki Türkiye’ye geçtiler. Türk dış işleri bakanı Süleyman Soylu’nun 2017 yılında yaptığı açıklamaya göre Türkiye’ye toplam 3 milyon 551 bin 78 kişi geçti.

Türkiye’deki göçmenlerin iş, çalışma ve yaşam koşulları sürekli olarak dünya siyaseti ve basının gündeminde yer alıyor. Göçmenler hiçbir iş güvencesi olmadan, sigortasız ve düşük ücretle sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Resmi açıklamalara göre Türkiye’de 2002-2017 yılları arasında sağlıksız iş koşullarından kaynaklı 1 milyon 928 bin 592 kişi iş kazası sonucu öldü. İş kazası hayatını kaybeden işçilerin yüzde 60’ı sigortasız çalıştırılıyordu.

SADECE 5 AY PATRONLARIN ZULMÜNE DAYANABİLDİK

Evin Mihemed Şerif de eşi ve 3 çocuğuyla birlikte, Suriye iç savaşının başlamasıyla birlikte Türkiye’ye göçer. Kendisinin anlattığına göre, İstanbul’un kanarya mahallesine yerleşen evin, Türkiye’deki yaşam öyle uzaktan göründüğü kadar güzel değildir. Evin ve eşini İstanbul’da zor geçim koşullarıyla karşılaşırlar. Bir süre sokaklarda kaldıkları olur. Sonra eşiyle birlikte bir tekstil fabrikasında mutfakçı olarak çalışmaya başlarlar. Ancak Türkiye’deki yaşam koşulları kendilerini çok fazla zorladığından 5 ay kaldıktan sonra tekrar Rojava’ya geri dönerler.

‘BİZE KÖLE GÖZÜYLE BAKIYORLARDI’

Türkiye’de gördükleri muameleyi insanlık dışı olarak nitelendiren evin, orada yaşadıkları zorlanmaları ise şöyle anlattı, “Türkiye’de kesinlikle işçilerin hakları açık bir şekilde gasp ediliyor. Zaten bize de köle gözüyle bakıyorlardı. Tıpkı eskiden olduğu gibi halen bizi çok küçük, sıradan ve köle olarak görüyorlar. Biz Suriye vatandaşı olduğumuz için sigorta yapmadılar. Hem fazla çalışıyorduk hem de düşük maaş veriyorlardı. Patron sabahtan akşama kadar başımızdaydı ve bizi her fırsatta küçük düşürücü yaklaşımlar sergiliyordu. Bir gün eşim eve geldi. Çok zorlamışlardı. Öfke dolmuştu. Konuştuk ve hemen geri dönüş kararı aldık ve geldik.”

 ‘KOOPERATİFLERDE KENDİ EMEĞİMİZ VE ÜRETİMİMİZİN SAHİBİYİZ’

Evin gittiği Türkiye’den Rojava’ya geri döndüğünde yaşamın burada artık farklı olduğunu görür. Oluşturulan demokratik özerk sistem^de insanlar artık hayatın her alanında daha etkin katılırlar. Kurulan kooperatifler Evin’i çok etkiler. O da eşiyle birlikte oluşturulan deterjan kooperatifine katılır. 10 kişiyle kurulan kooperatifte mevcut durumda 44 kişi bulunuyor. Evin ise artık kendi üretiminin, işinin sahibi olarak kendi kazanımı sağlıyor.

Evin daha önce sürekli olarak başkalarına çalışmak zorunda kaldıklarını, bunun kendilerini çok fazla zorladığını belirten evin, “ eğer biz kendimiz üretimde bulunursak kimse bize zulüm uygulayamaz. Ben şimdi Nesrin kooperatifinde çalışıyorum. İsteyerek ve severek çalışıyorum. Bizim sistemimizde adaletsizliğe yer yok. Gönüllü çalışıyorum. Birlikte çalıştığım insanlarla çalışmayı seviyorum. Onları seviyorum. Kendi emeğimin de sahibiyim. Yani daha önce yaşadığımız ötelemeleri yaşamıyoruz. Kimse bize hakaret etmiyor, edemiyor. En güzeli de bu” diyor. 

 ‘TOPRAKLARINIZA DÖNÜN’

Evin Türkiye’ye göç etmiş insanlara da çağrıda bulunarak, “İnsan kendi vatanında toprak yerse de başkasının ülkesinde yaşadıklarından daha iyidir. Eğer biz onlara çalıştığımız kadar kendimize çalışırsak kesinlikle kazanan biz olacağız” dedi.

AHNA