MSD: Efrîn’deki insanlık suçları bir an önce durdurulmalıdır

İşgalci Türk devleti ve bağlı çete gruplarının Efrîn’de uluslararası kanunları çiğnemesinin yanı sıra insanlık suçu da işlediğini vurgulayan MSD Eşbaşkanı İlham Ehmed, uluslararası kamuoyu ve örgütlenmelerine Türk devletinin bu suçlarına karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.

MSD: Efrîn’deki insanlık suçları bir an önce durdurulmalıdır
30 Apr, 2018   15:33

QAMIŞLO 

Demokratik Suriye Meclisi (MSD), işgalci Türk devleti ve bağlı çete gruplarının Kuzey Suriye’deki insanlık dışı uygulamalarına ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Qamışlo’da bulunan meclis binasında gerçekleştirilen toplantıya, MSD Başkanlık Divanı üyeleri ve çok sayıda gazeteci katıldı. Toplantıda konuşan MSD Eşbaşkanı Ilham Ehmed, işgalci Türk devletinin Rusya’nın da onayıyla 8’inci yılına giren Suriye’deki savaşın çözümü için girişimlerin bulunduğu bir dönemde Efrîn’e yönelik işgal saldırıları başlattığını hatırlattı.

‘Efrîn’de insanlık suçu işleniyor’

Türk devletinin saldırıları ile bölge haklarının kültür ve tarihini yok etmeyi amaçladığını belirten İlham, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşgalci Türk devleti bölge halklarını zorla yerlerinden etmesinin ardından çetelerinin ailelerini Efrîn’e yerleştirmeye başlamış ve bu şekilde bölgenin demografik yapısını değiştirme politikalarını devreye sokmuştur. Şu ana kadar 4 Bin çete ailesini Efrîn’e yerleştiren Türk devleti, sivil halkın mal ve mülklerini de talan etmekten geri durmamıştır. Türk devleti Efrîn’de uluslararası hukuk kurallarını çiğnediği gibi insanlık suçu da işlemektedir.”

Sessizliğe tepki

Bölgede yaşayan Ezidîleri zorla Müslümanlaştıran Türk devletinin kaçırdığı kadınları da tecavüze maruz bıraktığını belirten İlham, “Ayrıca Efrîn’deki okullarda Türkçe eğitim verilmeye başlandı. Türk devleti yine yabancı kişilerden oluşan bir mecliste kurdu. Uluslararası toplum ise kentteki tüm bu uygulamalar karşısında sessizliğini sürdürüyor” şeklinde konuştu.

‘BM sorumludur’

İşgalci Türk devleti ve çete gruplarının zorla yaşam alanlarından çıkardığı 200 Bin’i aşkın Efrînlinin Şehba Kantonu’na yerleştiğini ve burada zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan İlham Ehmed, “Yine kentteki 60 Bin öğrenci eğitim haklarından mahrum kaldı. Birçok Efrînli de göç yollarında hayatını kaybetti. Tüm bu uygulamalardan BM’de sorumludur” dedi.

Suriye’deki hukukçulara Türk devletinin insanlık dışı uygulamalarını belgeleme çağrısı yapan İlham Ehmed, “Uluslararası kamuoyuna da bölgedeki insanlık dışı uygulamalara karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıyoruz” dedi.

İlham Ehmed, Uluslararası örgütlenmeler ve kamuoyuna Efrîn halkının durumu ve Suriye’deki savaşın çözümü için bir an önce yerine getirilmesi gereken koşulları şöyle sıraladı:

“1.Uluslararası alanda ülkedeki savaşın durdurulması için alınan tüm kararlar bir an önce pratiğe geçirilmelidir.

2.Efrîn halkına bir an önce temel ihtiyaç ve sağlık malzemeleri ulaştırılmalıdır.

3.Efrîn’deki demografik yapıyı değiştirme politikaları bir an önce durdurulmalı ve Efrîn halkı evlerine dönmelidir.

4.Bölgedeki işgalci güçler geri çıkarılmalıdır. Yine işgalci Türk devletinin Bab, Cerablus, Ezaz, Efrîn, Idlib ile Hama ve Humus’un köylerindeki askeri güçleri bölgeden derhal çıkarılmalıdır. İşgalci Türk devletinin Heleb ve Şehba’daki işgali yüzünden 200 Bin, Efrîn Kantonu’ndaki işgali nedeniyle 600 Bin ve Idlib, Hama ve Humus’taki işgali nedeniyle de yüzbinlerce sivil göç etmek zorunda kaldı. Bu bölgelerde uluslararası güçlerin gözleminde sivillerin evlerine dönebilmesi için çalışmalar yürütülmelidir.

5.Türkiye’nin Suriye’nin iç işlerine müdahalesi durdurulmalıdır.

6.Suriye’deki savaş siyasi çalışmalar ve tüm ulusal güçlerin katılımıyla uluslararası kanunlar çerçevesinde çözüme kavuşturulmalıdır.

7.Rusya, Cizre Fırtınası Hamlesi’ni engelleyen müttefiklerine bu durum karşısında baskı yapmalıdır.”

İlham Ehmed son olarak, “Suriye’nin ortak yaşam ve halkların kardeşliğine dayalı demokratik bir şekilde özgürleşmesi için tüm ulusal güçler ile çalışmaya hazırız” dedi.

ANHA