Derar: ABD Astana görüşmelerini ret etti

Suriye halklarının ABD, Rusya, İran ve Türkiye gibi devletler arasındaki kirli siyasetlerin bedeli ödediğini belirten MSD Eşbaşkanı Riyad Derar, Şam’a yönelik saldırıların ise ABD’nin Astana görüşmelerini ret ettiği anlamına geldiğini söyledi.

Derar: ABD Astana görüşmelerini ret etti
22 Apr, 2018   06:00

HOGIR NECAR – AZAD SEFO / HABER MERKEZİ

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı Riyad Derar, ABD, Fransa ve Britanya’nın Şam’a gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı. Derar ile yapılan röportaj şu şekilde:

Doğu Guta’da bulunan Türk devletine bağlı çete grupları bölgeden çıkarılarak burası rejime teslim edildi. Bununla ne amaçlandı?

Bölgenin rejime teslim edilmesi Türkiye, Rusya ve İran arasındaki koordinasyonla gerçekleşti. Buradaki temel amaç Doğu Guta ve Qelemon’daki çete gruplarının Idlib ve Cerablus’a aktarılması. İran’da bunun karşılığında Türkiye’nin işgali altındaki bölgeleri genişletmeyi kabul etti. Türk devletinin Til Rifet bölgesine geçişine izin verilmedi. Bu da Suriye’deki barış görüşmeleri için garantör olan bu üç devlet arasındaki anlaşmazlığı gösteriyor. Doğu Guta’nın rejime teslim edilmesi Heleb senaryosunun bir tekrarıdır.

Türkiye İslami bir kanton kurarak tüm radikal çete gruplarını buraya yerleştirmeyi amaçlıyor. Türkiye Rusya’nın desteği ve ABD’nin sessizliğiyle Efrîn’e yönelik saldırılara başladı. Rusya bu durumda Türkiye ile ABD ilişkilerini bozarak, Türkiye’yi kendi tarafına çekmeyi planladı. Ancak Türkiye’nin kimyasal silah kullanımı ve sonra Şam’a yönelik saldırıyı kabul etmesiyle Rusya’nın bu amacına ulaşmadığını görüyoruz. Türkiye’nin bu tutumu ABD ile olan ilişkilerinin devam etmesine yöneliktir. Suriye halkları da bu kirli siyasetlerin bedelini ödüyor.

*Şam’a yönelik üç ülke tarafından gerçekleştirilen saldırının amacı neydi?

ABD bu saldırı ile çözümün Moskova ve ittifaklarının sandığı gibi bölge sınırlarının yeniden çizilmesi ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi ile gelmeyeceğini gösterdi. ABD bu saldırı ile aynı zamanda Astana görüşmelerinde varılan çözüm yollarını kabul etmediğini ortaya koydu. Fransa cumhurbaşkanı da söz konusu saldırı ile Türkiye’nin Rusya’dan koptuğunu açıkladı. Bu, aynı zamanda ABD’nin uluslararası kanunları çiğneyenleri istemesi halinde cezalandırabileceğini de ortaya koydu.

*Bu saldırı ilerleyen süreçlerde Suriye’de amaçlarına ulaşmak isteyen tarafları nasıl etkileyecek?

Suriye’deki savaşın çözümü için Soçi ve Astana’da gerçekleştirilen görüşmelerde hiçbir sonuca varılamadı. Karada çözüm için atılacak her adımda ABD ve İsrail’in menfaatlerinin kulak ardı edilmemesi gerektiği ortaya konuldu. İsrail sınırına yakın bölgelerde kimyasal silahların kullanılması ne İsrail ne de ABD tarafından kabul edilmemektedir.

Türkiye Rusya’dan uzaklaşmak ve NATO’ya geri dönerek ABD’nin menfaatleri doğrultusunda hareket etmek zorunda kalacaktır. Türkiye bununla sınırlarında yeni kazanımlar elde etmeye çalışacaktır.

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler Şam yönelik saldırıdan önce iyi bir düzeydeydi. Size göre Şam’a yönelik saldırı her iki taraf arasındaki ilişkileri nasıl etkiledi?

ABD ve Rusya’nın karşı karşıya geldiği her dönem Erdoğan kazançlı çıkmasını bilmiş ve sonra da ABD’nin tarafına geçmiştir. Erdoğan bölgeye yönelik önüne yeni planlar koymuş ve bu planlarına Minbic’ten başlamak istemektedir. Türkiye aynı zamanda Girê Spî ve Idlib’teki noktaları da tehdit etmekten geri durmamaktadır.

Son olarak, Suriye’deki savaşın çözümü savaş ile değil siyasi ve diplomatik çalışmalar sonucu başarıya ulaşır. Kuzey Suriye halkları da bölgeye yönelik planlara karşı her daim tedbirli olmalıdır.

ANHA