Rojava’daki özgür basın tarihinde iz bırakan gazeteciler

Gerçekleri duyurmak ve Rojava-Kuzey Suriye devrimindeki gelişmeleri aktarabilmek için aralıksız çalıştılar. Savaş cephelerinde çete grupları ve işgalcilere karşı sergilenen direnişi tüm dünyaya duyuruyorlardı. Bu gazeteciler, özgürlük yolunu takip ederek özgür ve gerçek basının sembolü oldular.

Rojava’daki özgür basın tarihinde iz bırakan gazeteciler
22 Apr, 2018   05:57

ALVA OSÊ / HABER MERKEZİ

Hawar Haber Ajansı (ANHA), Kuzey Suriye-Rojava bölgesi ile Şam, Halep ve kimi dünya devletlerindeki muhabir ağı ile özgür ve demokratik basın geleneğini esas alarak Kuzey Suriy-Rojava’da hayat bulan halkların devriminin sesi oldu ve buradaki tüm gelişmeleri dünyaya duyurdu. ANHA’nın üç muhabiri Dilîşan Îbiş, Rizgar Adanmış ve Hogir Mihemed, Ronahî TV’nin bir muhabiri ile YPG ve YPJ Basın Merkezi üyeleri devrim mücadelesindeki gerçekleri kamuoyuna duyururken özgür basın şehitleri kervanına katıldılar.

Kürt Gazeteciler Günü vesilesiyle şehit düşen ajans muhabirlerimiz ve Rojava’daki özgür basın çalışanlarına ilişkin bir dosya hazırladık.

Hakikat yolunda şehit düşen gazeteci: DILÎŞAN

Dilîşan Îbiş hakikatin ve halkının  sesini duyurmak için canını feda ederek özgür basın  şehitlerinden biri

oldu.

Dilîşan Îbiş 26 Eylül 1993’te Kobane’de doğdu. 9 çocuklu yurtsever bir ailenin 7.çocuğuydu. Ailesi 80’li yıllarda Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni tanıdı. Dilîşan çocukluğunda canlılığı, alçakgönüllülüğü ve insanlara olan sevgisiyle tanındı.

1999’da ilkokulu El-Muhdîse okulunda, ortaokulu Xensaa ve liseyi de Şeriye okulunda okudu. Okulda başarılı olan Dilîşan; canlılık ve sevgisiyle arkadaşlarının ve öğretmenlerinin sevgisini kazanmıştı. Liseyi bitirdikten sonra 2011’de eğitimine devam etmek için Halep’e gitti. Halep Üniversitesi’nde Büro yönetimi enstitüsünde okudu. 2012 yılında ikinci sınıftayken tekrar Kobanê’ye dönerek Kürt Öğrenciler Konfederasyonu çalışmalarına katıldı.

Bu dönemde Dilîşan Kobane’de Baas rejimine karşı yapılan tüm eylem ve etkinliklere katıldı. 19 Temmuz 2012’de Rojava Devrimi Kobanê’de başlayınca Baas rejiminin kentten çıkarılması ve özgürlük kutlamalarında Dilîşan da yer alarak, unutulmaz özgürlük anlarını arkadaşlarıyla birlikte yaşadı.

Kentin Baas rejiminden kurtulmasının ardından Dilîşan, mücadeleye daha aktif katılmak için öğrencilerin örgütlenmesi çalışmalarında yer aldı.

Devrimin sesini duyurdu

Dengê Kobanê (Kobanê’nin Sesi) Radyosu 11 Ekim 2012’de kurulduktan sonra Dilîşan da 2013’te radyoda yer alarak basın çalışmalarına katıldı. Rojava devrimini Arapça bültenle halka duyurdu.

Savaş muhabirliğine geçiş

19 Temmuz devriminin birinci yıl dönümünde Kobanê’nin doğu kırsalı ve Gire Spi Cebhet El Nusra çetelerinin saldırısına uğradığında Dilîşan, savaş muhabirliğine başladı. Direniş cephelerine giderek savaş alanlarındaki özgürlük savaşçılarının mücadelesini topluma aktarmaya başladı. Ayrıca halkın savaş mevzilerine seferberliğini takip ederek yapılan kahramanlıklara ilişkin programlar yaptı.

Savaş muhabirliğinin ardından siyasi programları hazırlamaya ve sunmaya başlayan Dilîşan, aynı zamanda radyodaki arkadaşlarına eğitimler de verdi.

15 Eylül 2014’te DAIŞ çeteleri Kobanê’ye saldırdığında Dilîşan, Kobanê’nin doğu, batı ve güney cephelerini takip ederek siyasi programına devam etti.

Sonuna kadar direndi

Dilîşan ve arkadaşları çetelerin saldırıları sırasında radyo çalışmalarını sürdürdü. Çeteler kentin 5 km batısındaki radyo merkezine bir km’den daha az bir mesafe kadar ulaştığında Dilîşan ve arkadaşları radyonun yerini değiştirmek ve kentin içinden yayına devam etmek zorunda kaldı. 5 Ekim 2014’te çeteler kente girdiğinde Dilîşan da çok sayıda gazeteci ile birlikte Kuzey Kürdistan’a geçti.

Dilîşan ve arkadaşları sınırı geçince Türk askerleri tarafından gözaltına alınarak bir spor salonunda tutuldu. O dönemde Dilîşan ve arkadaşları 13 gün açlık grevine girdiler. Türk devleti onları serbest bırakmak zorunda kaldı ve Dilîşan Cizre Kantonuna geldi.

Radyo yayınını yeniden başlattı

Yoldaş Dilîşan 2014 Kasımın başlarında Cizre Kantonu’na geçince mücadelesine devam ederek Dengê Cûdî  Radyosunda çalışmaya başladı. Ancak Dılişan, sabırzlıkla Kobanê’nin çete işgalinden kurtarılmasını ve yeniden Kobanê’ye dönerek Dengê Kobanê Radyosu’nda çalışmayı bekliyordu. Kobanê’nin özgürleştirilmesiyle başlayan kutlamalar henüz devam ederken Dilîşan Kobanê’ye geri döndü. Bir grup genci toplayarak radyo yayınını yeniden başlatarak yanına aldığı gençleri tek tek eğitti.

Kobane ve Kuzey Kürdistan halkının umudu olan Dengê Kobanê 13 Mart 2015’te Dilîşan’ın emekleriyle yayına başladı. Kobanê halkının ruhu Dengê Kobanê Radyosu ile canlandı. Artık Dilîşan zarif sesiyle sabahları Kobane ve Kuzey Kürdistan halkına ‘Rojbaş’ diyordu.

Muhabirlik yapmaya başladı

Yoldaş Dilîşan’in muhabirlik ve hakikatin sesi olma arayışları gittikçe artıyordu. Ajansa (ANHA) geçmeden önce Ronahi TV’de muhabirlik yaptı. Sirîn’in özgürleştirilmesi, Şehit Gelhat Hamlesi, Minbic, Reqa ve en son da Cizre Fırtınası hamlelerinde yer aldı.

Dilîşan Îbiş, Rizgar Denîz ve Hogir Mihemed, QSD savaşçılarının yanında Cizre Fırtınası Hamlesi’ni takip ediyorlardı. 12 Ekim günü üç muhabir de DAIŞ  çetelerinden kurtarılan sivillerin durumunu takip etmek için Heseke ve Dêra Zor arasındaki Xirafi alanına gitti. DAIŞ çeteleri sivillerin nefes almasına bile izin vermeden bombalı araçla sivillere saldırdı. Üç muhabirimiz de vahşi saldırının gerçekleştirildiği yerde bulunuyordu. Sivillerin yaşadıklarını dinleyen ve bunları tarihi belgelere dönüştüren Dilîşan saldırı sırasında şehit düştü. Rizgar Deniz ve Hogir Mihemed ise ağır yaralandılar. Ağır yaralanan rızgar ve hogır’da tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak şehit düştüler. Saldırı da 14 sivil yaşamını yitirirken, 73 sivil yaralandı.

Kobane direnişinin bir parçası olan Dilîşan Îbiş, muhabirlik kimliğiyle halkına hizmet etmeye karar vermişti. Koban’ê direnişinin bir parçası olan Dilîşan gazeteci kimliğiyle halkına hizmet etmeye istekli bir muhabirdi. Dilîşan; güzel bir dost, iyi bir öğretmen ve mesleğine sevdalı biriydi. Rojava’nın özgürlük mücadelesinin sesi olan diğer özgür basın şehitleri gibi Dılişan yoldaşımız da özgür basın şehitleri kervanına katıldı.

“Adanmış” bir hakikat arayışçısı: Rızgar Deniz

“Adanmış” bir hakikat arayışçısı, Rızgar Deniz (Adanmış). Soluksuz ve duraksız bir mücadele, kısacık yıllara sığdırılan koca bir yaşam.

Gazeteci Rızgar Deniz (Adanmış), daha küçük yaşta Türk devletinin ırkçı ve barbar saldırılarına uğrar ve ailesi ile birlikte Güney Kürdistan’a göç etmek zorunda kalır. Halka dönük gerçekleştirilen kirli saldırıları açığa çıkarmak için 2012 yılında gazeteciliğe başlayan Adanmış, Rojava devrimi ile Şengal direnişini kalemi ve kamerası ile belgeler. Özgür basın şehitlerinin izinden giden Adanmış da Kürdistan şehitleri kervanına katılır.

Güney Kürdistan’a göç eder

Rizgar Adanmış, 19 Şubat 1991’de Kuzey Kürdistan’ın Siirt kentinde dünyaya gelir. Yurtsever bir ailede dünyaya gelen Adanmış, küçük yaşta Kürt ve Kürdistan gerçeğiyle tanışır ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikir ve felsefesiyle büyür. Türk devletinin 1990’lı yıllarda Kuzey Kürdistan’ın Botan bölgesinde halka yönelik baskı ve zulmünden ve yaşattığı acılardan Adanmış’ın ailesi de nasibini alırken, yaşanan vahşet karşısında Adanmış ailesi de diğer yüzlerce aile gibi yerinden yurdundan koparılarak sürgüne gönderilir. 1996’da Siirt’ten sürülen aile, Güney Kürdistan’ın Maxmur kentine bağlı Şehit Rustem Cudî Kampı’na yerleşir.

Adanmış, ailesinin 1996 yılında yaşadığı zorlu süreci hafızasına kazır. Küçük yaşta etrafında yaşanan olaylara tanıklık eden Rızgar, yıllar sonra da kendilerine yaşatılan saldırıları dile getirir.  90’lı yılların zorlu süreçlerinde Maxmur Kampı’nda Nuri Dêrsimî adında bir okul açılır. Birinci sınıftan üçüncü sınıfa kadar burada eğitim gören Adanmış, daha sonra eğitimine Kara Sungur’da devam eder.

Çocukluğundan beri hareketliliği ve güler yüzlülüğü ile tanınan Adanmış, okul yıllarında da başarılı bir performans ortaya koyduğu için arkadaşları tarafından sevilen biri olur. Gerçekliğin peşine o yıllarda düşen Adanmış hakikat arayışçılığını son nefesine kadar da sürdürür.

Rızgar ortaokulu, Şehit Koçerin Okulunda tamamlar, kamp içinde birçok arkadaş edinir. Artık iyice tanınan biri haline gelerek, kamp halkı ile sıkı ilişkiler geliştirir. Adanmış, yaşama gözlerini yumana kadar bu ilişkilerine devam eder.

Gazeteciliğe başladı

Liseyi tamamladıktan sonra 2010 yılında Güney Kürdistan’nın Hewler kentindeki Selahedîn Üniversitesi’ne kayıt yaptırır. Burada Gazetecilik Bölümünü okuyan Adanmış, 2013 yılında üniversite eğitimini tamamlar. Ailesi başta olmak üzere Kürt halkına yaşatılanları dünyaya duyurmak için gazeteciliği tercih eden Adanmış, daha sonra bu gerçekleri ortaya çıkarmak için çeşitli yerlerde gazetecilik yapmaya başlar.

Halkının acılarını dünyaya duyurmak için gazeteciliğe daha üniversite yıllarında başlayan Adanmış, 2012 yılında Maxmur Kampında yayın yapan Rojev gazetesinde çalışmaya başlar. Kampı ve orada yaşananları araştırarak, kampta gerçekleştirilen eylemleri takip etmeye başlar.

Üniversiteyi bitirmeden önce Fransa’nın Paris kentinde bir komplo sonucu şehit düşürülen PKK’nin öncü kadrolarından Sakîne Cansız ile bir röportaj gerçekleştirir. Cansız ile yaptığı söyleşide Kürt kadınların devrim mücadelesinden etkilenerek, Cansız’ın kadın mücadelesi üzerinde kaleme aldığı kitapları okumaya başlar. Özgürlük anlayışını daha da pekiştiren Adanmış, bu konuda yoğun araştırmalara yönelir.

Üniversiteyi tamamladıktan sonra özgür basın çalışmalarına ağırlık vererek, bu alanda rolünü oynamak için birçok çalışmada yer alır. Adanmış, bu alandaki çalışmaları kapsamında 2013 yılında Gurbetli Ersöz Akademisi’nde gerçekleştirilen Ekin Cumali gazetecilik katılır.

Yoldaşı Deniz Fırat ile gazetecilik yapar

Okumayı bir ilke edinerek, her zaman bir araştırma ruhu ile hareket eden Adanmış, bulunduğu yerin siyasi ve politik durumlarını de yakından takip eder. Bu şekilde gazeteciliği ilerletmeye çalışıp, Kürdistan ve özelinde gerçekleştirilenlerin peşine düşer. Gurbetli Ersöz Akademisi’nde aldığı 3 aylık gazetecilik eğitiminden sonra Maxmur’a dönen Adanmış, burada 8 Ağustos 2014’te DAİŞ’in Maxmur Kampı’na yönelik saldırısında yaşamını yitiren gazeteci Deniz Fırat ile birlikte gazetecilik çalışmalarını yürütür.

Gazeteci Deniz Fırat ile çalıştığı yıllarda ondan etkilenen Adanmış, kendisini onun öğrencisi olarak, görür. Hem Deniz hem de Adanmış, Rojava devrimini takip etmek için talepte bulunurlar, fakat sadece Adanmış Rojava’nın yolunu tutar. Dünyanın dört bir tarafından yankı uyandıran Rojava devrimi o büyük heyecanı Adanmış’ın yüreğinde de hissettirir.

Deniz’in mücadelesini sürdürdü

Rojava’ya geldiğinde Hawar Haber Ajansı’nda(ANHA) muhabirlik ve editörlük alanlarında yer alır. Adanmış, Rojava’da gazetecilik yaptığı dönemde hocası olarak gördüğü gazeteci Deniz Fırat’ın DAİŞ saldırısında yaşamını yitirdiğini öğrenir. Deniz’den sonra onun bıraktığı mirasa daha fazla sarılarak, birçok alanda çalışma yürütür.

Amed’e olan özlemini dilinden düşürmeyen Adanmış, 2015 yılında sınırı aşarak, Kuzey Kürdistan’a gider. Hemen Amed’in yolunu tutan Adanmış, kentte bulunan kaleyi, surları ve birçok tarihi yeri adım adım gezerek, özlemini dindirir.  Amed’ten Rojava’ya dönerken, etrafındakilere Amed’i anlatan Adanmış, “Ölmeden önce Amed’i görebildim” der. Oradan döndükten sonra gazetecilik faaliyetlerini Kürdistan’ın dört bir tarafına yaymak isteyen Adanmış, Kuzey Kürdistan’a geçerek, orada da halkına dönük gerçekleştirilenlerin izini sürmek ister.

Rojava’nın Qamişlo kentinde ANHA’da çalışmalar yürüten Adanmış, burada da halk ve gazeteciler ile ilişkiler geliştirir ve geniş bir kitle tarafından tanınır. Qamişlo’da da tanıdık bir sima haline gelen Adanmış, burada yaptığı çalışmalar hakkında şöyle konuşur: “Ben Qamişlo’yu çok seviyorum. Çünkü her zaman bana şehit Berxwedan’ı(25 Aralık 2014’te Qamişlo’nun Ebû Qesayêb Köyü’nde yaşamını yitiren Şivan Îsmail) hatırlatır”

Şengal’deki katliamı duyurdu

Gazeteci Deniz Fırat’ın şehadetinden sonra 2015 yılında yönünü Şengal’e çeviren Adanmış, burada Çira TV bünyesinde çalışmalara başlar. DAİŞ çetelerinin Şengal’e yönelik saldırılarını an be an takip eden Adanmış, 73’üncü fermanı da dünyaya duyuran gazetecilerden biri olur. Şengal’in DAİŞ’ten kurtarılmasına kadar burada kalan Adanmış, Şengal’in özgürlük çığlıklarını da halkı ile paylaşır. Şengal’de ihanet çizgisini de ele alan gazetecilerden biri olan Adanmış, KDP’nin Êzidî halkına yaşattığı kirlilikleri de ortaya çıkararak, Êzidîlerin tarihi üzerine de derin araştırmalara gider.

2017’nin baharında tekrar Rojava’ya dönerek, gazeteciliğe kaldığı yerden devam eder. Bu süre içinde Reqa’da DAİŞ’e karşı yürütülen operasyonları da takip etme fırsatı yakalayan Adanmış, burada Stêrk TV adına çalışır. 2017’nın Eylül ayında tekrar ANHA’ya gelerek, gazetecilik çalışmalarını devam eder.

Demokratik Suriye Güçleri’nin(QSD), Dêra Zor’un kırsal kesimlerine yönelik 9 Eylül 2017’de “Cizre Fırtınası” adıyla başlattığı operasyonları ısrarla takip etmek ister. Bu amaçla Dêra Zor’un yolunu tutan Adanmış, bu bölgede de DAİŞ’e karşı yürütülen operasyonları en ön cephelerde takip eder.

12 Ekim’de gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında kurtarılan siviller QSD savaşçılarının özgürleştirdiği güvenli alanlara doğru geldiğinde bu anı belgelemek için ANHA muhbirlerinden Dilîşan Îbiş, Hogir Mihemed ve Rizgar Adanmış Dêra Zor ve Hasekê arasında bulunan “Xerafî” yolunda hazır bulunurlar. Siviller güvenli bölgelere doğru gelirken, DAİŞ çeteleri saldırır ve bomba yüklü bir aracı patlatır. Patlama sonucunda gazeteci Îbiş şehadete ulaşırken, Mihemmed ve Adanmış ise ağır yaralanır. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen gazeteci Mihemmed de 14 Ekim’de şehit olurken, Hasekê ve Qamişlo’da tedavi gören Adanmış ise tüm tıbbi müdahalelere rağmen 18 Aralık günü yaşama gözlerini yumarak, gerçeklerin peşinden giden bir mirasın kervanına katılır.

Halkların kardeşlik ışığı: Şehit Hogir

Muhabirimiz Hogir Mihemed şehit olmadan önce arkadaşlarına “Kürt, Arap ve Süryanilerin arasında fark yoktur. Hepimiz kardeşiz” dedi. Şehîd Hogir güler yüzüyle tüm arkadaşlarına moral ve heyecan veriyordu.   

Muhabirimiz Şehîd Hogir, Dêra Zor’da Dilîşan Îbiş ve Rizgar Denîz ile birlikte göçmenlerin durumunu takip ederken DAIŞ çeteleri bombalı araçla saldırı gerçekleştirdi. Saldırı sonucunda onlarca sivil yaşamını yitirdi ve muhabirimiz Dilîşan Îbiş de şehit oldu Rizgar ve Hogir ise yaralandı. Şehid Hogir’ın durumu ağırdı ve 3 gün sonra şehitler kervanına katıldı. Binlerce kişi 17 Ekim’de Qamişlo’daki Şehîd Delîl Sarûxan mezarlığında muhabirimiz Şehit Hogir’ı uğurladı.

Qamişlo kentinde doğan Hogir Mıhemed yorulmak bilmez ve mücadelesini her şart ve koşulda devam ettirirdi.

Hogır, basında yeni olmasına rağmen başlar başlamaz savaş bölgelerinde yer aldı. Dêra Zor ve köylerinin özgürleştirme hamlesi Cizre Fırtınası’nı takip etti ve mücadelede yer aldı. Şehit Hogır’ın ve arkadaşlarının amacı QSD savaşçılarının mücadele ve direnişini kamuoyuyla paylaşmak, aynı zamanda Suriye rejimi ve DAIŞ çetelerinden kaçan göçmenlerin durumunu aktarmaktı.

Şehîd Hogir kamerasını ve savaş alanında çektiği farklı bir kareyi paylaşmayı çok severdi. Hogir her zaman kahramanca ve mücadele ruhuyla görevlerini yerine getirirdi.

Yaşamı seven Hogır, demokratik ulus felsefesine inanıyordu ve her zaman arkadaşlarına “Kürt, Arap ve Süryani’lerin arasında fark yoktur. Hepimiz kardeşiz” diyordu.

Kuzey Suriye-Rojava’da hakikatleri duyurma uğruna birçok gazeteci şehit oldu. Şehit gazetecilerin isimleri şöyle:

* Mustefa Mihemed Şukrî: Ronahi TV muhabiri ve Özgür Basın Birliği üyesiydi. Minbic’i Özgürleştirme Hamlesi’ni takip ettiği 13 Temmuz 2016 tarihinde yaralanan Mustefa, 18 Temmuz günü tedavi gördüğü Qamışlo Hastanesi’nde şehit düştü.

*Aram Mihemed Abdullah (Aram Can): YPG Basın Merkezi üyesi Aram Can, 2 Haziran 2016 tarihinde Minbic’i Özgürleştirme Hamlesi’nde Ebû Qelqel ilçesinde şehit düştü.

*Salih Seydo (Rûstem Çîlo): YPG Basın Merkezi üyesi olan Rûstem Çîlo, 11 Kasım 2016’da işgalci Türk devletinin Şehba Bölgesi’ne yönelik top atışları ile yaptığı bombardımanda şehit oldu.

*Ehmed Sedo(Mezlûm Bagok). YPG Basın Merkezi üyesi olan Mezlûm Bagok, 28 Eylül 2014 tarihinde Şengal ve Rojava arasında insanlık koridoru açıldığı esnada şehit oldu.

*Kadar Xelef (Rêwan Zagros): YPG Basın Merkezi üyesi olan Rêwan Zagros, 21 Aralık 2014 tarihinde Ceza ilçesine bağlı Filistin köyünde şehit oldu.

*Meryem Mihemed (Agirî Yilmaz): YPJ Basın Merkezi üyesi olan Agirî Yilmaz, 13 Nisan 2015 tarihinde Kobanê’nin köylerini özgürleştirme operasyonlarını takip ettiği Xanmamed köyünde şehit oldu.

*Ahîn Fayiq (Arîn Cûdî): YPJ Basın Merkezi üyesi olan Arîn Cûdî, 31 Ocak 2016 tarihinde Hesekê’ye bağlı Hol bölgesinde mayın patlaması sonucu şehit oldu.

*Ronahi Umer (Eylûl Nûhilat): YPG ve YPJ  Basın Merkezlerinde çalışan Eylûl Nûhilat, 20 Kasım 2016 tarihinde işgalci Türk devletinin Şehba’ya yönelik bombardımanında şehit oldu.

*Xerîb Reşo (Xerîb Welat): YPG Basın Merkezi kurucuları arasında yer alan Xerîb Welat, 21 Nisan 2017 tarihinde Fırat Gazabı Hamlesi’nde şehit oldu.

*Rîm Xişman (Şîlan Botan): YPG ve YPJ Basın Merkezlerinde görev alan Şîlan, 25 Nisan 2017 tarihinde işgalci Türk devletinin Dêrik bölgesindeki Qereçox Dağı’na yönelik işgal saldırılarında şehit oldu.

*Ehmed Hesen Hemo (Rîwan Kinco) YPG Basın Merkezi üyesi Rîwan Kinco, 25 Nisan 2017 tarihinde işgalci Türk devletinin Dêrik bölgesindeki Qereçox Dağı’na yönelik işgal saldırılarında şehit oldu.

*Heqî Celal Hesen (Heqî Bagok): YPG Basın Merkezi üyesi Heqî Bagok, 25 Nisan 2017 tarihinde işgalci Türk devletinin Dêrik bölgesindeki Qereçox Dağı’na yönelik işgal saldırılarında şehit oldu.

*Ocalan Ehmed (Tolhildan Welat): YPG Basın Merkezi Üyesi Tolhildan Welat, 22 Ocak 2018 tarihinde işgalci Türk devletinin Efrîn’e yönelik hava saldırılarında şehit oldu.

*Mihemed Aksoyî (Fîras Dax): Kuzey Kürdistan’ın Maraş kentine bağlı Elbistan ilçesinde dünyaya gelen Fîras Dax, küçük yaşlar ailesi ile birlikte Britanya’ya göç etti. Fîras, 26 Eylül 2017 tarihinde Cizre Fırtınası Hamlesi’nde şehit oldu.

*Ronahi Efrîn: YPJ Basın Merkezi üyesi Ronahî, Efrîn’de sürdürülen Çağın Direnişi’nde Cindirêsê ilçesinde şehit oldu.

ANHA