Türkiye ve duvar: Gizli işgal ve uluslararası sessizlik

7’inci yılını geride bırakan Suriye krizinde, Suriye toprakları uluslararası güçlerin savaş meydanı oldu. Suriye halklarının barışçıl devrim çağrıları yıkıma uğramış kent kalıntıları içinde gömüldü. Suriye savaş meydanında her güç bir bölgeyi kapmaya çalışıyor. Türk devleti de aynı amaçla kirli plan ve oyunlar peşinde.

Türkiye ve duvar: Gizli işgal ve uluslararası sessizlik
19 Apr, 2018   06:14

ZANA SEYDÎ / KOBANÊ

Suriye krizinde rolü olan siyasi güçler arayış içerisindeyken, sözde çözüm adına yapılan Rusya, İran ve Türkiye arasındaki toplantılar krizin daha derinleşmesine neden oldu. Özellikle Türk devleti her süreci kendisi açısından bir fırsat çevirerek çıkar sağlamaya çalıştığından Cerablus’tan Bab’a kadar olan alanı işgal ederken ardından el-kaide, DAİŞ, Nusra ve kendisine bağlı diğer çete gruplarını toplayarak Efrin’e yönelik işgal saldırılarını başlattı.

Geçtiğimiz yıl Cizre İnsan Hakları Örgütü’nün açıkladığı rapora göre, Türk askerleri tarafından Fırat Bölgesinde Kuzey Kürdistan-Rojava sınırında 71 sivil katledildi ve yaralandı. Türk devleti 4 bin 626 dönümlük tarım arazisini de işgal etti.

Şimdiki sayı geçen yıl açıklanan raporda olduğundan fazla; çünkü her gün çiftçiler Türk askerleri tarafından hedef alınıyor.

Fırat bölgesinde bulunan Kobane kantonunun doğusunda yer alan Ebu Kuber köyünün batısındaki Zormixar köyüne kadar olan hatta sınıra duvar örüldü. Duvarın örülmesiyle büyük bir alan daha Türk devleti tarafından işgal edilmiş oldu.

Ancak bölge halkı ilk günden bu yana sınıra duvar örülmesine karşı tepkisini hep sürdürdü. 2016 yılının sonunda Kobane halkı sınıra duvar örülmesine karşı çıktı ve Türk askerlerinin saldırısı sonucu 2 sivil şehit oldu. Halkın gösterdiği tepki üzerine Türk devleti birkaç metre geri çekilmek zorunda kaldı.

Türk devletinin işgal ettiği alan 10-150 m arasında değişiyor. Kobane Kantonunun batısındaki Süleyman Şah türbesinin bulunduğu Aşme köyü de işgal alanına dahil edildi. Oysa, bu türbe 2015 yılında Karakozak bölgesinden köye getirilmişti.

Ne var ki, Türk devleti her gün sınır hattında sivillere saldırı gerçekleştiriyor ve katlediyor. Son olarak Kobane’nin batısındaki Çariqlê köyünde Türk ordusu tarafından döşenen mayının patlaması sonucu 3 çocuk daha yaşamını yitirdi.

Türk devletinin tüm bu yaptıklarına karşı uluslararası alanda sessizlik hakim. İşgal ve katliamlara karşı şimdiye kadar bütün dünya kör bir sessizlik içinde ve kimseden bir tepki gelişmiyor.

Kürtlere dönük işgal, soykırım, katliam ve Efrin’de kimyasal silah dahil her türlü barbar saldırıya sessiz kalan dünya güçleri, Suriye’nin Duma kentinde kimyasal silah kullanılması iddialarına bütün dünyadan tepki gelişti ve Suriye’ye saldırı yapıldı. Tüm bu yaşananlara karşı başta Efrin halkı olmak üzere tüm kuzey Suriye halkları şu can alıcı soruyu her an tüm dünyaya soruyor. TÜRK DEVLETİ VE ÇETELERİNİN BİZİM TOPRAKLARIMIZA DÖNÜK İŞGAL VE BİZE DÖNÜK SOYKIRIM SALDIRILARINA NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?

ANHA