Şilan Şakir: Şengal’de katliamlara karşı büyük bir ilerleme sağlandı

Katliamlardan geçen Şengal halkının kurduğu kurum ve askeri birlikler ile hiçbir tarafa muhtaç olmayacak bir toplum haline geldiğini belirten Azadî Hareketi Eşbaşkanı Şilan Şakir, işgal ve saldırı tehditlerinin halkı korkutmadığını söyledi.

Şilan Şakir: Şengal’de katliamlara karşı büyük bir ilerleme sağlandı
17 Apr, 2018   06:01

AZAD SEFO/ŞENGAL

Azadî Hareketi Eşbaşkanı ve KNK Üyesi Şilan Şakir, işgalci Türk devletinin Efrîn’e yönelik işgal tehditleri, bölgeye yaptıkları ziyaret ve Irak’taki seçime ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

*Şengal’e bir ziyarette bulunarak, buradaki halk ile bir araya geldiniz. Şengal’in şu an ki durumunu nasıl görüyorsunuz?

KNK’nin Güney Kürdistan’da yaptığımız toplantının ardından Şengal’in durumunu yerinde gözlemlemek ve burada DAIŞ çetelerinin ardından örülen demokratik sistemi görmek için bölgeye bir ziyaret yapılması kararı aldık. Çünkü Şengal oldukça zorlu bir süreçten geçti ve zor koşullarda yeni bir sistem ortaya çıkardı.  Ziyaretimiz Türk devletinin Şengal’e yönelik işgal tehditleri ve kimi Kürt kesimlerinin buraya yönelik tehditleri desteklediği bir dönemde yaşandı. Bu nedenle de Şengal halkının yanında bulunduğumuzu göstermek için ziyarette bulunmak ayrıca bir önem kazandı. Bu düzeyde Şengal’i ziyaret eden ilk heyet olma özelliğini de taşıyorduk.

Katliamlara maruz kalan Şengal halkının, hem güney Kürdistan hem de tüm bölge ve dünyaya örnek teşkil edecek şekilde örgütlenerek kurumlarını kurduğunu ve savunma için askeri birliklerini oluşturduğunu gördük. Türk devletinin buraya yönelik işgal tehditlerine ilişkin Şengal’deki birçok kişi ve kurumla bir araya geldik. Görüştüğümüz herkes Türk devletinin kendilerini korkutamayacağını net bir şekilde dile getirdiler. Şengal’in daha önce katliamlara maruz kaldığı gibi bir yer olmadığını gördük.

Şengal halkı, binlerce Güney Kürdistan Peşmergesi ve Irak ordusunun kendilerini DAIŞ çetelerine karşı koruyamadığını ancak küçük bir HPG grubunun kendilerini başarıyla koruduğunu belirtiyor.

Daha önce defalarca katliama maruz kalan Şengal’de bugün büyük bir ilerleme kat edilmiş durumda. Sistemlerini kuran Şengal halkı hiç kimseye ihtiyaç duyacak durumda değil. Örneğin Şengal’de kadın örgütlenmesi oldukça ileri düzeye gelmiş durumda. Yaşamın her yerinde varlar artık. Meclislerini oluşturuyorlar. Bu oldukça önemli.

DAİŞ çetelerinin saldırılarının yarattığı yıkıma rağmen Şengal halkı yeni bir yaşam kuruyor. Bunu büyük bir istek ve coşkuyla gerçekleştiriyor. Biz orada PADE’yi ziyaret ettik, meclisleri ziyaret ettik, kaymakamı ziyaret ettik ve biz de bu ziyaretimizle oradaki durumu onlarla görüşerek yerinden izlenimler alma imkanı bulduk.

PKK bundan bir süre önce gerillalarını oradan çekti. Halkın bu çekilmeye karşı tepkisi neydi, nasıl bir izlenim edindiniz?

Şengal ve Ezidi halkı artık kendi öz savunmasını gerçekleştiriyor. Ama halk şu hususa özellikle dikkat çekiyordu. Bunu konuştuğumuz birçok kişi de gördük. Örneğin gerillanın geri çekilmesini; gerilla iki kez bizi katliamdan kurtardı. Birincisi DAİŞ saldırıları olduğunda anında müdahale ederek yaptı, ikincisinde gerillanın varlığı gerekçe yapılarak yeniden katliam tehditlerinin yapıldığı zamanda alandan çekilerek bunu yaptı, diyorlardı.

*Güney Kürdistan’da kurduğu 20 askeri üs ile bölgeyi açık bir şekilde işgal eden Türk devleti, buradaki askeri noktalarını arttırmak istemektedir. Türk devletinin buradaki işgalini nasıl değerlendiriyorsunuz? Güney Kürdistan hükümeti işgal karşısında ne yapmalıdır?

Kürtlerin varlığını kendisi için büyük bir tehlike olarak gören Türk devleti ve AKP hükümeti Kürtlerin tüm kazanımlarını yok etmek istiyor. Türk devleti Kürtlerin her kazanımına saldırıyor. Türkiye’nin Rojava ve Efrîn’e yönelik saldırıları bunun en açık örneğidir.

Güney Kürdistan, ekonomik, kültürel, basın ve toplumsal anlamda Türk devleti tarafından çembere alınmış durumda. Şimdi de buraya dönük saldırılarını arttırmak istemektedir. Bir dönemler Türk devletinin tankları Güney Kürdistan’da rahatça dolaşmaktaydı. Şimdi de aynı şekilde hareket etmek istiyorlar. Güney Kürdistan’a saldırarak Kürtlerin kazanımlarını darbelemek için kapsamlı bir saldırının hazırlığını yapıyorlar. PKK’nin varlığını bahane ederek bölgeyi işgal etmek istiyorlar.

Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik bu saldırıları tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor. Ancak Güney Kürdistan hükümeti halen sessiz. Güney Kürdistan’ın bu sessizliği Kürt halkının yararına değildir.

*Güney Kürdistan’daki halk ve aydınlar yürütülen politikalar karşısında nasıl bir sorumluluk almalıdır?

Güney Kürdistan halkı, işgalci Türk devletinin Efrîn’e yönelik saldırıları karşısında duruşunu ortaya koydu. Halk Efrîn ve Güney’in bir olduğunu vurguladı. Halk Efrîn’e yönelik saldırıyı Silêmanî ve Hewlêr’e yönelik bir saldırı olarak gördü, öyle değerlendirdi. Güney Kürdistan halkı ve hükümetini aynı kefeye koyamayız. Halk Türkiye’nin bölgedeki varlığını kabul etmiyor.

Türk devletinin güney Kürdistan işgalini durdurma da, bu işgal girişimini boşa çıkarmada güney kürdistan halkına büyük sorumluluk düşüyor. Halk yürütülen siyasete karşı duyarlı olmalı ve kesinlikle bu siyasete teslim olmamalıdır. Halk birliklerini güçlendirip, yürütülen politikalara karşı ortak hareket etmelidir.

*Bölgede yakında seçimler gerçekleştirilecek. Halk bu seçimlerde nasıl bir kazanım elde edebilir?

Güney Kürdistan halkı mevcut sisteme karşı güçlü bir duruş sergilemek, yapılan şeylerin hesabını sorabilmek için bu seçimleri iyi değerlendirmelidir. Güney Kürdistan’daki yetkililer propaganda sürecini iyi yürütüyor ve her taraf kendisini en iyi taraf olarak lanse ediyor. Ancak Güney’deki iktidar birçok kötü siyasete imza atmış ve Türk işgaline de sebep olmuştur. Şengal’den çekilerek Êzidî halkının katliam yaşamasına sebep oldu.

Halk bu siyaseti sınırlandırmak için sandık başına gitmelidir. Güney Kürdistan’da demokratik bir sistemin kurulması ve Kürdistan’a örnek olabilmesi için halkın üzerine düşeni yapması gerekir.

ANHA